Secde

Âlemde her secdeye başını koyan şöyle düşünecek, âlemde kendinizden fazla nimet verilmiş hiçbir kul bulunmadığını düşüneceksiniz daima.

“Efendim bize ne nimet Verdi?”

Nimet verilmemiş olsaydı Rasûlullah’a inanıp secdeyi Rahmâna başınızı koymazdınız.

Bundan daha büyük nimet mi olur.

Onun için bize en büyük nimet verilmiştir Allah tarafından diyeceksiniz. Ne cehennemler var.

Ne azaplar var, bu dünyada başlıyor.

Onun için en büyük nimet Secde-yi Rahmâna başını koyana verilmiştir.

Onun için küfranı nimet etmeyin.

Kış gelir başım ağrıdı. Aman üşüdüm.

Bilmem bu akşam yemek bulamadım diye katiyen Secde-yi Rahmâna başını koyan Allah’tan şikâyet etmez.

Kader zincirini tırnaklamaz.

Tırnaklarınızı içine çekin kedi gibi!

Bir belâ geldiği zaman kat’iyen onun için üzülmeyiniz.

Çünkü Allah’ın takdirine isyan etmiş olursunuz.

İşte şirk, hakiki gizli şirk budur.

Herif senelerce namaz kılar, hacca gider, para sarf eder.

Şunu eder, bunu eder. Öküz gibi durur.

Onun için küçük bir şikâyet ettiğimiz zaman…, çünkü Cenâb-ı Allah’ın izni olmadan hiçbir yaprak bile kımıldamaz.

O halde bunu anlamak da güçtür.

Kaza kader hikayesi o, çok ince, uzun bir iştir.

Onun için bir belâ başınıza geldi mi yüzünüzü ekşitmeyiniz.

Çünkü Allah’ın kaderine isyan etmiş olursunuz.

Allah’ın kaderine isyan ettiniz mi şikâyet edecek bir makam aramış demektir insan.

Değil mi bir şeye kızdı mı bir yere şikâyet.
O halde Allah’a ikilik verirsiniz. Şirk buradadır.

Allah birdir, ikidir, üçtür demeklen insan kâfir olmaz.
Asıl kâfir olacak buradadır.

Dr.Münir Derman (k.s.)

Bir Cevap Yazın