ALLAH İLE İNSAN ARASINDA İNSAN İLE ALLAH ARASINDAKİ SIRLAR…

“El insane sırri ve ene sırra” Hadisi Kutsi. Hadisi kutsi demek:

Bilgi fikir Allah’ın söz Resul’ün…

İnsan benim sırrım. Ben de insanın sırrıyım. Beni bilemezler… Güzel. Hem de çok güzel. Madem ki böyledir. Niçin bu hadis vardır.

O halde o sırlara ulaşmak mümkündür.

İlk evvelâ insan nedir. Kendini bilmek gerek…

Her insanda yaratılışdan manevi bir labaratuvar vardır. O labaratuvarda insan kendi kendisini tahlil etmesi ve neticede o tahlil raporundaki sırlar yardımıyla, Allah’ın sırrı olan insanı, kendini anlarsın,

O zaman da Allah’ın da insanın sırrı olduğunu anlamaya kavuşursun…

Evvelâ ( EUZU ) ile temizlen, yıkan…

EUZU ne demektir.

Hem şeytanın mevcud olduğunu tasdik etmek, hem de Allah’dan yardım istemek bakımından bir duadır. Bu iki satır kolay anlaşılır nesne değildir. Tekrar tekrar oku. Düşün. Sor. Hallet sonra diğerlerini oku…

(EUZU) sakız çiğner gibi devamlı söylenmez. Nerede söyleneceğini öğren… Kur’anı Kerimde iki tane küçük suredir.

(Kuleuzu) ne demektir. Söyle euzu diyor. Niçin nedir bu. Anla evlât. Anlamaya çalış. Öteden beriden kuru lâf dinleme. Yalvarırım. Öğrenmeye çalış. Öğrenirsen o zaman bu adam doğru söylemiş diye bana da dua edersin Öğünerek değil de toprak tevazuu ile söylüyorum. Bunlar bu kadar açık olarak söylenmemiştir. Bundan sonra da söyleyecek olmayacak.

Bunu da bil ve niçinini düşün.

Dünyada doğruluk köprüsünden geçmek sırat köprü- sünden geçmekden daha çetindir.

Bu yolda yürüyenler geri dönmezler. Dönenler ancak yoldan dönenlerdir.

Sırat köprüsü manası da, Allah’ın kullarından arzuladığı temizliği gösterenlerin en muhkem, en emin en ilâhi köprü- dür. O köprüden geçenlerde haşyetullah korkusu vardır.

Acaba bilmediğim hatalarım var mıdır diye , aklın faali- yet gösterdiği bir demdir. Dünyada doğruluk köprüsünden geçmek zordur. Zira aklın değil nefsin esareti altındadır. İnsan aklını kullanmayarak nefsinin esiri olmuştur.Halbuki her iki köprüden gayet kolay kollarını sallaya sallaya geçmek insanın elindedir.

Nefse hakim olmak hüner mekânizması insanda yaratılışda mevcuttur. Şeytan secde etmedi. Niçin…

Allah insanlara yaratılışda akıl verdi. Nefis verdi ve serbestiyet verdi.

Serbestiyet verildiği için şeytanın secde etmemesi ilâhi bir gizliliktir.

Serbestiyet kazâ ve kader kanununun mevcudiyetinin isbatıdır.

İnsanlar kazâ ve kader kanununa aykırı hareket ederlerse o kanunun tecellisi olacağından belâları. Âfetleri kendileri getirirler. Allah’ın bunlarla alakası yoktur. Kazâ ve kader kanunu icabıdır.

KADER: Ezelden ebede kadar olacak şeylerin zaman. Mekân Vasıf ve hususiyetleri ile birlikte Hak tarafından önceden takdir buyrulmasıdır…

KAZÂ ise, bunların zamanı gelince tahakkuk etmesidir, ortaya çıkmasıdır. Olaylar önceden takdir edildiği için meydana geliyor ,değil, dikkat et. Aksine bunların iradelerini hangi tarafa kullanılacakları, Allah’ın ilmi ezelisi ile önceden takdir edilmiştir…

O halde kader Allah’ın yaratılışda herşeye koyduğu nizam kanunudur. Değişmez.

Kazâ ise zamanı gelince bu kanunun icabı tahakkuk etmesi tecellisidir.

Ateşde yakıcılık var. Ona elini sokarsan yakıcılık kader icabı kazâ şeklinde tecelli edecek, elin yanacak. Kazâyı sen tahrik ettin. Kader tecelli etti.

Takdir cümle mahlûkata şamildir. Canlı cansız…

Her işde dikkat etmek lâzımdır. Dikkat aklın gözlüğüdür. Akıl daima dikkate hâkimdir. Dikkati kaybederse dünyada câri kanunların tesiri altına girer. (Kazâ) budur.

M.D. (k.s)

25.10.1987 Pazar

One thought on “ALLAH İLE İNSAN ARASINDA İNSAN İLE ALLAH ARASINDAKİ SIRLAR…

  1. Selamunaleykum sevgili münir derman hazretleri okuyucuları. Birşey sormak istiyorum. Hazret yazılarında bizleri söylediği bazı cumleleri düşünmeye arayıp bulmaya teşvik ediyor yapmaya çalışıyorum ama başarısız olduğumu düşünüyorum yada daha zamanı gelmemiştir çabam yetersizdir zaten kendisi adeta bizlerle konuşuyor Allah razı olsun.

Bir Cevap Yazın