Salih Kulun Kıymeti

Bir salih kul bir mahalleye gelecek afeti önler.
Bir veli bir diyarda bulunursa oranın her türlü afetten masun ka­ lacağı bildirilmiştir.
Her zehrin bir panzehiri vardır…
Her Musa’nın bir Firavun’u, her Firavun’un karşısında bir Musa
vardır.
Allah ve Resul yolunda bulunan bir mü’min bir mahellede bir ce­ miyette bulunursa kendinin bilmediği ve haberi olmadığı halde ne bü­ yük iş yaptığını kimse bilemez. Kendisi dahi…
Herkes uyurken kıyamda, secdeye kapanmış bir mü’minin ne büyük bir iyilik ve iş yaptığının kimse farkında değildir…
Gece yarısı (LAİLAHE İLLALLAH) diyen bir insanın bu haykı- rışının bütün dünyaya faidesi vardır.
Haşyetullah’dan secdede gece vakti gözünden yaş gelen bir mü’minin yaptığı işin ve beşeriyet için faidesini anlayacak çok az insan vardır.
Daima abdestli bulunan bir mü’minin cemiyette diğer küfür için­ de bulunan, sapmış insanlara ne büyük iyilik yaptığını anlamak her insana nasip değildir.
Allah’ın kulların ibadetine ihtiyacı yok… Onlara küfür içinde bu­ lunanlara, sapmışlara rahmetini böyle vasıta ile gönderir…
(LAİLAHE İLLALLAH) ve (ALLAH) diyen kalmadıktan sonra ancak kıyamet kopar. Bugünkü dünyada hakiki bir velinin bir kıt’ayı her türlü afetten kurtardığını ancak veli olan bilir…
Bu kulları kimse bilemez. Hakkın perdesi altında gizlidirler. (Ha­ disi Kudsi)…
Hakiki alim bir velinin dünyadan çekilişi bir kavmin mahvolma­ sından daha büyük kayıptır. Bir küfür diyarında gece namazı kılıp göz yaşı döken hakiki bir kul Resul-ü Ekrem’in vazifesini deruhte etmiş olur.

Hakkıyla Cuma namazı kılınan bir diyarda oranın seyyiatı hemen yok olur.
Gür bir sesle okunan ve gözyaşı ile süslenen bir sabah ezanı bütün o memleketi temizler.
Şirk içinde hayır,hayrın içinde şirk gizlidir.
Ramazandan başka günlerde oruçlu bir kimse bulunduğu mıntıka-nın rızk ve bereketini haberi olmadan Hakka dua etmiş olur.
Gök kubbesi böyle insanlar hürmetine duruyor.Yoksa sonu gelir. (Hadisi Şerif)’dir.
Hac süresinde:
Allah bazı insanların şerrini diğer bazısı ile defetmeseydi,içlerinde Allah adı çok anılan manastırlar,havralar,kiliseler,mescitler muhakkak yıkılıp giderdi.
Bu âyeti kerime çok büyük bir hakikatı haykırmakta ve bildirmektedir.Kimse bunun farkında değildir.

M.DERMAN (k.s)

Allah Dostu Der ki…

Bir Cevap Yazın