RESULULLAH (SAV)

***VAAZ***

Resulalah Sallallahu Aleyhi ve Sellem,   Muttalib’in   dedesinin evinde, Ümmü   Eymen tarafından bakılıyor, bakıla dursun, aradan seneler geçiyor, Resulallah Salallahu Aleyhi   ve Sellem   27 yaşında. Mekke’nin değil gelmiş geçeceklerin   dünyadaki insanların en büyüğü, büyüklerin büyüğü en büyük Peygamber, en güzel   Peygamber.   O kadar dürüst, o kadar halîm, o kadar bir iyi insan ki, Mekke’de kendisine   Ahmed’il Emin   ismini veriyorlar.

Bu orada Ukkaz pazarı   kurulurdu orada, panayırı.   Orada şiirler şunlar bunlar okunur, müsaba-kalar olurdu, oraya   gidiyor Resulallah,   27 yaşında. Ok talimleri yapılıyor, bilmem neler oluyor, at koşuları yapılıyor, seyrederken şu hani bugün lahmacun dediğimiz lahmacun dediğimiz şey var ya, Araplar onu arpa unundan biraz yağla   yaparlar, şöyle uzun peynirli gibi   arasına da bal koyarlar.

Şimdiki yapma ballar değil oğlum şimdi hakiki bal yok, arı burada onu da bizim gibi hayvanlığa alıştırdılar, buraya yapma bal, peki yapalım işte. Asıl hakiki bal av gidecek çiçeğe çiçekten alıp getirip kendi yaptığı muma koyacak. Onları bile sunileştirdik onun için bu baldan yemeyin efendim, doktor olarak söylüyorum, doktor olarak söylüyorum, yapma bal. yapma petek, şekerden bala tevdi bunların hiç bir faidesi yoktur vücuda, hiçbir faidesi yoktur. Ben öyle sıra doktoru da değilim ha.

Bugün hakiki bal arının kendi peteği çiçekten almış 40 liraya anca satılabilir, bulunur. Sonra her tarafbal doldu. Bunların içinde uydurma ballar da var, yapıyor herif esanslı şeyi şırınga ediyor, bal diye. Bütün Ankara’daki sinekler bal yapsa bu kadar bal olmaz, bakkallar tenekelerle bal dolu. Bal nafidir amma bu bal nafi değil, orada satılıyor.

Resulallah Efendimiz de öyle seyrediyor , birisi yanaşmış yanma. “ Ende Ahmed’il Emin “, demiş, “ Ahmed   el Emin dedikleri siz misiniz?”   Resulallah ; “ ya evet “ demiş. “ Buyrun “ demiş, almış Resulallah o arpa ekmeğinden yağla, oturmuşlar orda yemişler. Bu   Abdul Uzza, hani rüya gördü dediğimiz ya, o çocuk. O da Resulallah kadar olmuş ondan biraz daha büyük yaşı.   Bunlar arkadaş oluyorlar 19 sene arkadaş.

        

Çok dikkat edin. Aradan yıllar geçiyor..

         Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem,21 yaşlarında… Ebu Bekir de O’na yakın, şey aman Ebu Bekir diyorum, Ebul Uzza. Bir gün, 90 yaşında, başında kırmızı bir takya, kırmızı bir devenin üzerinde, Ukkaz meydanı vardır Mekke’de, panayır meydanı. Devenin üstünde ,Sa’d   ibn Ukkeys, 90   yaşında ki o zamanın müthiş bir adamı bir hutbe söylüyor. Hutbeyi şimdi aklımda kaldığı nisbette size tercüme edeyim. Yanlış bir defa etmem ya, eksik belki söyleyebilirim. Çocukken ezberlettirmiştiler bize…

” Ey insanlar ! Beni can kulağıyle dinleyin. Yaşayan ölür, yağmur yağar, otlar biter, çocuklar doğar, anaların babaların yerinin tutar. Sonra onlarda mahvolup giderler. Vukuatın arası kesilmez. Hep birbirini kovalar. Kulak verin, beni dinleyin. Gökte hayır, yerde ibret alacak şeyler vardır. Yıldızlar yürür, denizler durur, gelen kalmaz, giden gelmez.

Yemin ederim Allah’ın yanında makbul bir din vardır. Şimdi bulunduğumuz dinden daha sevgilidir, diyor. Allah’ın size göndereceği bir Peygamber gelmesi yakındır. Gölgesi başımızın üzerine yaklaşmıştır.

Ne mutlu o kimseye ki, o peygambere yetişir, inanır. Vay o kimseyeki, ona inanmaz. Yazıklar olsun ömürleri gafletle geçen milletlere.

Ey insanlar ! Hani nerede babalar, dedeleriniz. .Hani Âd, Semud kavimleri, Firavunlar, Nemrudlar,nerede? Bu yer, onları toz etti, dağıttı, kemikleri bile çürüdü. Her şey geçicidir,var olan yalnız Allah’tır….”

Diyor, Sa’d   ibn Ukkeys. Bu hutbe okunurken,Ebu Kuhafe de oradaymış, Ebu Kuhafe oğluyla oradaymış. Yani Ebul Uzza, hani rüya gördü dedik ya adam, Ebul Uzza ordaymış. Resulullah Efendimiz de (S.A.V.) o zamanlar, bu şey okunduğu zamanlar 37 yaşlarındaymış. O da bu meydanda bulunuyormuş. Resulullah Efendimiz, hutbeyi kendileri de duymuşlar.

Sa’d   ibn Ukkeys, Resulullah’ı   bilmezdi amma, Resul ü Ekrem, onu hiç unutmadı. Daima, deve üstünde bu hutbesini ümmetine söylermiş. Hatta , Resulullah Efendimiz zamanında Benî Eyad kabilesinden Carut isminde yaşlı bir zat Resul ü Ekrem’e iman için gelmiş, “ ben Kays’ı tanırım Ya Resulallah,demiş, arkadaşımdı o hutbeyi ben de dinlemiştim. “ demiş. Ebu Kuhafe’nin oğlu, Ebu Kuhafe de ordaymış

Aradan seneler geçiyor. Resulullah Efendimiz’le bu Ebul Uzza ……………. ( bant kesiliyor..) Ebu Bekir ismin diyor… Resulullah Efendimiz ismini orda değiştiriyor..   Ebu Bekir bu işte, rüyayı gören. Aradan seneler evvel, 14 yaşında, 12 yaşında görmüş. “ Ne yapmam lazımdır ” diyor.   “ Lâ ilahe illallah, Muhammeden Resulullah.” “ dedim diyor onu, iman ettim sana. Yalnız, bana diyor, hüccetin nedir?” Diyor

“ Peygamber olduğunu   nasıl ….”   “ Ya Eba Bekir, diyor..bundan 24 sene evvel, Şam’da gördüğün rüya kafi değil midir? “ diyor. Bu rüyanın   ne   olduğunu Ebu Bekir’den başka bilen yok. Biz de bilmiyoruz ne gördüğünü, Ebu Bekir de söylemedi.

Aha bunu bilen, Peygamberdir işte oğlum…

M.Derman(k.s)

( Ankara Vaazları : Bant : 8 )        

 

                                                                  ( )

One thought on “RESULULLAH (SAV)

  1. Teşekkür ederim. Hayırlı sahurlar.

    Android için Outlook’u edinin

    ________________________________

Bir Cevap Yazın