Muhiddin-i Arabi buyuruyor…

Allah’ın, kullarında en büyük hakkı, şirk etmemektir. Şirk iki kısımdır. Birisi açık şirk, diğeri gizli şirk’tir.

Her şeyi yaratan, alan, veren Allah’dır. Yalnız, dünyada bir takım sebebler koymuş, Alemde cari hadiseleri o sebeblere bağlamış. Onların sebebler, kanunlar olduğunu unutup onlara meyletmek ve iş­ lerini onlara bağlayıp Allah’ı unutmak, gizli şirk’tir.Mü’mine en zarar­ lı şey, esbaba bağlı olmaktır.

Allah’ın varlığını, birliğini hemen hiç inkâr eden yoktur Allah’ın İlah’lığında (Mabud’luğunda) şirk, açık şirk’tir. Dünya gâ­ vurlarının ekserisi, Evleviyet’le şirk edenlerdir. Allah’ı fiillerinde Bir’lemeyenler, gizli şirk erbabıdırlar.

Hadis’i şerif meâli: Allah’ın, kullarında hakkı nedir bilirmi­ siniz? Allah’a ibadet etmek, hiç bir suretle şirk etmemektir.

[Nefyin siyâkında vaki nekreler umum ifade eder.] Yani gizli ve açık şirk etmemektir. Sonra, Resulullah şöyle buyurdu:

Şirk etmeyenlerin Allah’da hakkı nedir bilirmisiniz? Onlara azab etmemektir.

Şirkin iki nev’inde de azab vardır. Mü’min bilmeli ki; Esbab Allah’ın kanunları ve âdetleridir. Bir şeyin meydana gelmesinde hakiki müessir değildirler. Allah, isterse esbabsız da yapardı diye inanmalı.

İnsanların en zayıf yerleri Rızık’dır. Rızkını servetinden, gücünden,kuvvetinden veya efendisinden bilip onlara bağlı bulunanlarla, Rab’bim bana çalışmayı emretti. Rızkımı verecek. Bunlar birer sebebtir. Bunlara sarılarak rızkımı aramak, benim vazifemdir. Bu âlemde Allah’ın,âdeti ve kanunu böyledir. diyenler arasında fark vardır. Birisi. Mü’min ve mütevekkil’dir. Sebeblere bağlı olanlarda ise, gizli şirk vardır.

Hakkı daima önde tut. Ve Allah’ın kullarına, Allah’ın muâmele ettiği gibi muâmele et. İbrahim Peygambere bir müşrik mi­ safir olmak istedi. İbrahim Aleyhisselâm; müslüman olursan misafir ederim dedi. O da kabul etmedi. Döndü gitti. Cenabı Hak İbrahim’e; Bir lokma ekmek için herifin dinini, babasından kalan alıştığı dinini terk etmesini teklif ettin. O, yetmiş senedir gâvurluk yapar, ben onu besliyorum ve rızkını kesmedim. Buyurunca, İbrahim Aleyhisselâm yola çıktı ona yetişti. Gel dedi, seni misafir edeceğiın. Çünkü Rabbim senin için bana itab etti, deyince o, hem misafir oldu ve hem de müs­ lüman oldu.

İnsanlardan gelen ezaya sabret, tahammül et. Kimseyi hakir görme. Öfkelenince nefsine sahip ol. Aman, Allah’dan başkasına kul­ luk etme. Evinde bulunan hayvanlara, kedi, köpek … ne varsa onların yiyecek ve içeceklerini ihmal etme. Onlar emanettir.

Haftanın pazarertesi ve perşembe günleri âmellerin Allah’a arzolunduğu günlerdir. O günlerde oruç tutarsan iyidir. Oruç tutamaz­ san iyi şeyler yap.

Kimseye karşı kalbinde buğz ve adavet bulunmasın. Allah, şirk gibi kalbinde buğz ve adavet bulunanları da affetmez. Bir gün ge­ lip seni bırakacak arkadaşla da dostluk kurma. Daima seninle beraber bulunacak dostlar kazan.

Karı, kız ,oğlan, ahbab, yâran, mal, mülk hep muvakkat dost­ tur. Seninle kabre girmezler. En samimi dostun, iyi amellerindir. Kabir­ de, mahşerde, her yerde senden ayrılmazlar. Dostunu bil.

Yarın mahşer yerinde en bedbaht insan, başkalarına vazu na­ sihat etmişte kendisini unutmuş, söyledikleri hayırlı şeyleri kendisi yapmamış, başkalarını fenalıklardan nehyetmiş de kendisi o fenalıkları işlemiş olan kiınselerdir.

Helâl kazan, hırsı bırak, uykudan uyanınca gözünden uykuyu sil, hemen Allah’ı zikret. Şeytanın düğümünü çözmüş olursun. Şeytan uyu diye efsun okur. Abdest alınca ikinci düğüm çözülür. Namaz kılınca hepsi çözülür.

MUHİDDİN-İ ARABÎ

HAZRETLERİNİN MÜSLÜMANLARA NASİHATLARI

M.Derman(k.s)

 

Bir Cevap Yazın