Bu sırrı ortaya çıkarmak için “İnsanı” yarattı. Hem kendi suretinde yarattı. İlahi Esmaların vahdetinden, vahdetten kesrete açılan menevişlerin bir araya gelmesinden olduğu için, İlâhi Esmaların birleşmesinden dolayı kendi suretimde yarattım diyor. 

Yoksa insan ALLAH’ ın suretinde değildir!

Esmalar bir araya toplandığı zaman  “İnsan şekli” husule geldi demektir.

Gül kokusu yani Bâtından Zâhir oldu, insan şeklinde. Gül tohumu yeşil renk, koku var bâtnında.
Gül açtı mı zâhir olur. Tohum yok oldu.
Amma gönülde yine evvelki tek bâtını vardır.

İnsan da aynı…
Yok iken var olduk.
İçindeki yok mu oldu?
Bunu niçin düşünmüyorsun?
Biraz utanmak lâzım…

Bu mukaddes muhafazanın içine “HAYY” ile yayıldı.
“Nûr-u Resûllullah” ile “HAYY” ı donattı.
Ve cesedle bunların arasına Gönül denilen güzel nesneyi koydu.
Birçok cihazlarla süsledi.
Göz, kulak, tat, koku, his uzuvlarıyla Esmaların tecelli menfezlerini açtı.
Buralardan harfsiz, sessiz, sözsüz, kelâmını sevk ederek konuştu. “Semi” ile işitti ve işittirdi…
“Basîr” ile gördü ve gördürttü…
İlâ âhir…

O hâlde Gönlün elinden tuttu.
Bunun kademelerine Resûlleri oturttu.
Bunların hepsini muhtelif mâsiyetlerle gizledi.

Bu perdelerin arkasındakini göstermek istemedi. Siz bulun…
Fakat bulmak yollarını öğretti.
Gıpta, haset, tamah hisleriyle; “fazilet”, “doğruluk”, “adalet” süslerinin önlerine engeller koydu.
Sabır verdi, teslimiyet verdi, irâde verdi.
Fakat bunların hepsini savaş hâlinde yerine zıtlarla getirdi.
Zıtları olanların arkasında zıddı olmayan gizlidir.

O hâlde insanda; bunları görmek güzelliklerini bulacak “İlâhi televizyonu” seyreden bir pencere vardır.
İnsanın gözü aklı kadar görür.
Bu göz ALLAH’ın yarattıklarını görür.
HAKK’a bakan gözleri açılırsa, o zaman her şey ortadan kalkar.
HAKK’ı görmeğe başlar.

Her şeye karşı sevgi, arzu, ihtiras, güzele, kadına, paraya, apartmana, servete karşı sevgi, asıl sevginin muhtelif görünüşleridir.
Dünyaya ve yaratıklara aklı kadar bakan gözler bunları görür. İhtiras ve sevgiye bağlanırlar.

Bunların hepsi HAKK’ı gören gözleri perdeler.
O zaman, insanlara bu şer şeklinde tecelli eder.
Aslında ne şer vardır ne haram ne helâl…
Bunlar, aklı kadar gören gözleri olan insanlara böyledir…
HAKK’ı gören gözleri işleyen bunlardan kurtulur.
O zaman ne haram vardır ne helal;
Ne şer vardır ne hayır hepsi O’dur…

M.Derman(k.s)

Ses kaydından alıntıdır.

2 thoughts on “

  1. Ne haram vardır ne helal hakkı gören gözler olunca , ne muazzam bir cümle derinlerde yatan manayı Rabbim bize de öğret.

Bir Cevap Yazın