Hatim duası ve Kur’an-ı Kerimin dinlenmesi neticesinde onda hâsıl olan ecri sevabın Resulullah kanalıyla Cenabı ALLAH’tan niyazı bizim vaazımız onun yanında bir atın burnuna konan at sineği kadar olamaz. Onun için hatim daha efdaldir.

Yalnız bugünkü vaazımızı bugün sokakta giderken sapıklardan ve profesör geçinen bir adam bir yerde oturalım dedi. Eski arkadaşım benim. Baş üstüne oturalım, oturduk. Çay ısmarladı kendisine. Siz de içermisiniz dedi. Hayır dedim. Ben dedim bu ay Ramazan. Ramazanda İslamların uyduğu tertibe uydum, dedim. “Bırak şunları” dedi. Tabi ben bunlara kızmam. Bana bir hadisten, ağzına yakışmayan bir hadisten bahsetti. Dedi ki efendim bir hadis var.

Hem de Arapçasını okudu. Eee dedim. Cennettekilerin çoğu aptaldır. Hadis bu. Cenabı Peygamberin hadisi. Büyüklerin büyüğü. Resulullah’ın fehmi mubarekinden çıkan Hadis. Bilirsiniz Ayet, doğrudan doğruya Resulullah’ın kalbi mubarekine ALLAH’ın vahiy tankeri olan Cebrail hortumunu takar; Harfsiz, sessiz sözleri kalbi mubarekine bırakır. Mubarek fehimlerinden çıkan sözler Ayet-i Kerimedir. Buna VAHİY deriz. Resulullah Efendimizin fikrine Cenabı ALLAH bir şey ilham eder. O fikri düşünür. Fikir ALLAH’ın söz Resulullah’ın olursa buna da Hadisi Kutsi derler. Fikir, söz Resulullah’ın olursa buna da HADİSİ ŞERİF derler. Hadisi şerif doğrudan doğruya ‘cennettekilerin çoğu aptaldır’ buyurmuştur.

Bu aptallar arasına ben girmem dedi. Zate seni o aptallar arasına almaz diye başladım söze. İşte bu aptallık ile kurtulabilirsin dedim ağam! Aptallık dedik. Burdaki aptallık halka maskara olan adamın aptallığı değil. Senin gibi değil dedim. Bu aptallık O’na hayran adamın aptallığıdır. Hani Yusuf’un güzelliğini Zeliha ve diğer arkadaşları görüp de ellerini doğradılar ya. Aha aptallık o aptallıktır. Bilgisizlerin geçtiği mevkiye ve yaptıkları fenalığı yüzlerce aslan bir araya gelse yapamaz. Şu herifin söylediği lakırdıyı bin tane aslan gelse yapamaz o fenalığı. Yerde ve gökteki zerrelerin hepsi ALLAH’ın emrindedir aziz cemaat. Bunu biliyorsunuz. Suyu gördün ya. Su, su. Tufanda neler yaptı?

Bu yer, bu toprak Karun’a, Ad kavmına ne yaptı? Ebabil kuşları fil ordusunu ne hale getirdi? Sivrisinek Nemrut’un başını nasıl yedi? Lut’un düşmanlarına gökten nasıl taş yağdı? Nihayet o kara su, Lut denizindeki hepsini boğdu gitti. O halde âlemdeki cansız şeyler Peygamberlere ne kadar yardım etmiştir. Saymakla bitmez… Bir Müslüman put haneye bile girse puta secde etmez. Put ona secde eder. İslam o kadar büyük bir insandır. Onun için böyle herifler Müslümanda saç sakal, mütevazı bir boyundan başka bir şey göremezler. İçini seyredemezler. Çünkü ALLAH’ın emri olmasa İslam’ı kimse anlayamaz. Şöyle zahiri âleme bir baksanız, Ayeti Kerime bu okuduğum. Zahiri âlem altındır diyor Cenabı ALLAH.

Biz kuyumcusuyuz diyor. Kâh o altını halhal yapar, hani küpe küpe halhal yapar. Kâh yüzük yaparız. Kâh kılıç yaparız. Kâh aslanın boynuna da tasma yaparız diyor. Kâh da padişah yaparız diyor. Ayeti Kerime. ALLAH lakırdısı bu! İşte, bu halhalları, bu altınları taktığı aptal dedikleri İslamlardır. Cenabı Peygambere bir Ayet indi. ‘Ya eyyühelmüzzemmil.‘ Yüzünü örtme. Yüzünü örtme diyor Cenabı Peygamber. Çünkü âlem şaşkın bir bedendir. Sense bu âleme akılsın diyor. Kendine gel… Resulullah’a söylüyor. Gizlenmee… Çünkü sende vahiy mumunun nurları vardır diyor. Geceleri kalk! Çünkü mum geceleri ayakta durur diyor. Ayeti kerime. Onun için gece namazı Cenabı Peygambere farzdır. Ayakları şişinceye kadar namaz kılardı…

Hazreti Aişe demiş ki; ya Resulullah bu kadar niçin kılıyorsun? Mubarek ayakların şişiyor. Yoruluyorsun. Ya Aişe demiş. Beni namaz zevkinden mi mahrum etmek istiyorsun? Onun için aziz Müslümanlar Peygambere sığınmadıkça, İslam dininin icaplarını yapmadıkça, oruç tutmadıkça, secdeyi rahmana kapanmadıkça aslan bile tavşan kalır oğlum tavşan. Tavşan korktuğu için kaçmazz. Kaçtığı için korkar… Bu münkirler de kendi akıllarından değil, korkularından sapıtırlar. Sonra bir Ayeti Kerimenin peşinde diyor ki; kim ki sana karşı bir hile bir düzen düşünürse, onun beynine Ben vururum. Sen üzülme ya Ahmet diyor. Cenabı ALLAH, Resulullah vasıtasıyla müminler ona muhataptır.

Bu cümleler bu Ayeti Kerimeler her secdeye başı koyana aittir. Deve. Hikâye hatırıma geldi deve,deve. Devenin üstüne Mecnun binmiş. Çok dikkat edin. İnce bir hikâye. Devenin üstüne Mecnun binmiş. Leylaya gidiyor… Deve ahırdan çıkmış. Teyy dışarısı devenin ahırı. Bu taraftaki de Leyla’nın yeri. Geldik tam ortaya, buraya. Mecnun Leyla’ya gitmek için uğraşıyor. Deve de geride, ahırdaki yavrusunu düşünüyor. Çok dikkat edin! Mecnun ileriye gitmek istiyor. Deve geriye. Devenin dizginleri Mecnunun elinde. Mecnun daldı mı deve geriye dönüyor. Çok dikkat buyrun… Aha bu bana suali soranın, herifin halini anlatıyorum. Şimdi dizginler elinde. Deveye deh diyor deve gidiyor.

Mecnun kendinden geçti mi deve yavrusuna dönüyor. Ve hızlı hızlı o tarafa gidiyor. İkisi de âşık. Birisi yavrusuna, birisi Leyla’ya. Ama birbirinden ayrı. Arkadaş bir türlü olamıyorlar. Yol yakın. Fakat bir türlü de gidemiyorlar yerlerine. Bakmış ki Mecnun olacak gibi değil deveden kendini atıyor aşağa. Ben böyle devenin üstünde daldıkça onu düşündükçe, o bu tarafa gidecek. Kendime geleceğim, Leyla’yı düşünmeyecegim, deveyi sürecem, olduğumuz yerde sayıyoruz. Ya gidemeyecem. Atıyor kendini şeyden aşağa, deveden. Ayağı kırılıyor Mecnun’un. Ayağını sarıyor. Deveden indikten sonra ayağı kırılsa yürümesine bile bu sefer yürümese bile dalgınlık var ya ALLAH çeker onu bi tarafa oğlum.

Sen ten devesinden, vücut devesinden kendini at. Korkma! Öyle bir mıknatıs sana takılır ki zırrrtttt diye çeker. Bana bu suali soran herif ne devede,.. deve onun üzerine binmiş oğlum. Deve onun üzerine binmiş. Öyle çekiliş gidiş deve yardımıylaydı. Bu gidiş başka türlü. Ne oluyor bu? Ahmed’in lütfuyla meydana geliyorrr. Vesselâm. Örtünme açıl. Hepisine söyle. Onun için bu ceset, bu kalıp bir mektuptur oğlum. Ona dikkat et. Mektup Padişaha layık mı yazılmış, iyi mi yazılmış? İyi arzuhalci mi yazmış yoksa sapık mı yazılmış? Aç oku bak içindeki sözleri. Sözler nasıl. Layık değilse o mektubu yırt oğlum. Başka bir mektup yaz. Ama ten mektubunu açmak çok güç. Kolay olsa herkes gönül sırrını apaçık görürdü.

Onun için bu ceset, bu kalıp bir mektuptur oğlum. Ona dikkat et. Mektup Padişaha layık mı yazılmış, iyi mi yazılmış? İyi arzuhalci mi yazmış yoksa sapık mı yazılmış? Aç oku bak içindeki sözleri. Sözler nasıl. Layık değilse o mektubu yırt oğlum. Başka bir mektup yaz. Ama ten mektubunu açmak çok güç. Kolay olsa herkes gönül sırrını apaçık görürdü. Bu mektubu açmak güçtür. Herkesin işi değildir. Çocuk işi de değil. Profesör işi de değil…

Secdeye başını şöyyyyle sürüp de ‘simahüm fi vücuhihim mineserissücud‘. Aynada görünmeyen İslam’daki nuru çıkaranlardır o.

M.DERMAN(k.s)

Kayıt 182/83 alıntı.

.

Bir Cevap Yazın