Resulullahın mânevî meziyyetini bahsetmeye kimsenin mecâli yoktur. Onun büyüklüğünü.. O’nu ALLAH methediyor. ALLAHın methettiği insanı kul methetmesi gülünç olur.

Onun için orayı hayranlık ve asil bir sükutla geçeceğiz. Rasûlullah Efendimizin sahâbeler tarafından görülen cesed-i mübârekleri, yürüyüşleri, kalıbı ondan biraz bahsedeceğiz ondan sonra yavaş yavaş Ankara’dan Mekke’ye doğru yanaşacağız. Yavaş, yavaş, yavaş, yavaş, yavaş içimizdeki Rasûlullahı göreceğiz. Rasûlullah Efendimiz Kur’ân âyetlerini ve kenedi mübârek sözlerine göre insanlara ve cinlere peygamber gönderilmiştir. Bütün insanlara “Âlemîn” kelimesi, âlemîn cemî olan bir nevi, kime ma’tufsa kime muhatabsa onlara gönderilmiştir.

Âlemun başka avâlim başka. Şeriatı kıyâmete kadar bâkidir. Âyet-i Kerîmeylen: “Sen üzülme Habîbim Kur’ân-ı Kerîm’i Biz toplayacağız kıyâmete kadar Biz devam ettireceğiz.” Kendileri sünnetli doğmuşturlar. Kokan hiçbir şey vücûd-u mübâreklerinde yoktu. Ne gâite ne bevl hiç birisi fenâ kokmazdı. “Efendim olur mu?” ALLAH öyle istedi öyle oldu oğlum, ister inan ister inanma! Ben Müslümanlarınan konuşuyorum! Mübârek gölgesi yere düşmezdi, güneş arkadan vururdu düşmezdi yâhu.. Bugün İslâmlar içinde öyle adamlar var ki onların da düşmüyordur. Önden gördüğü gibi arkadan da görürdü. “Arkada gözleri mi var ıdı?” Var ıdı hahhh!.. “Var ıdı” diyene “var ıdı” denir.. Mübârek ayağı kumda iz yapmazdı.

Taşa basarsa iz yapardı. Hiçbir haşerat ne hiceç ne hümeç.. Hicec, kara sinek. Humec, sivri sinek Arapça. Hicecu’l-Humeci.. Ne kara sinek ne sivri sinek hiçbir haşarat üstlerine konmazlardı. “Korkar mıydılar?” Hayıııır!. Edeben, edeb gösterirdiler.. “Rahatsız etmeyelim!” diye.. Ömürlerinde aslâ ihtilam olmamışlardır. Nereye gitse NÛRu kendinden evvel giderdi.. Yâni bir yere yaklaştığı zaman Rasûlullah geldiğini bir “Bûy-u Reyhan” gelirdi herkesin burnuna.. Her kimin yanında durursa dursun ister uzun olsun boyu Rasûlullah’tan mubârek boyu dâima 4-5 parmak yüksek görünürdü bakana.. Üzerinde dâima bir beyaz BULUT giderdi, ALLAHın şemsiyesi.. Uykuda abdesti bozulmazdı, gözleri uyur kalbi uyumazdı.

Teyemmüm, hani su bulunmadığı yerde toprakla abdest alırız, O’nun Şeriatıdır. Başka Şeriatlarda yoktur. O da uykuda O’nun abdesti bozulmadığındandır. Bu söylenmez. Ârif isen, biraz kafanı yorarsan Teyemmümün içinde gizli büyüüük sırrı öğrenirsin. Hoca Efendilere gidin bunları sorun! “Hoca Efendi ben abdest alıyorken burnuma su kaçtı acaba orucum bozuldu mu?.” Bozulmaz oğlum bunlarla Mü’minin orucu öyle kolay kolay!.. Böyle Mü’minin orucu: “Ben niyet ettim ALLAH Rızâsı için tutmaya.. Bilmem, burnuna su kaçtı kulağına.. Öyle oruç bozulmaz!..

Onları soracağına bunları sor! Ama sen soytarı orucu tutuyorsan sorarsın! “Yok efendim sağa döndün orucun bozuldu, sola döndün orucun bozuldu!” ALLAH ALLAH!.. Gece kalkmışsın bir parça ALLAH ne rızık vermişse yemişsin: “Yâ RaBBii! Yarın Seninle berâberim! Kimse bilmiyor, ben oruç tutacağım bana kuvvet ihsan eyle Yâ RaBBii!” dedikten sonra artık burnuna bilmem ne kaçmış, sinek bilmem ne.. Bunlar orucu bozamaz!. Safsata bunların hepisi.. Bozulursa ben orucumu sana veririm!. Getir bana o orucu, değişiriz.. Doğdukları zaman doğrudan doğruya Secde-i Rahmana kapanmışlardır! Dili tevhid okur.. Hani Süleyman Dedede vardır bilirsiniz…

Vücûd-u PÂKi dünyâya teşrif etmeden evvel, Hârut-Mârut, bir takım cinler, şeytanlar gökere kadar iner- çıkarlardı. Dünyâya geldikten sonra Şeytanlar göklere çıkamaz oldular.. Çünkü Nazar-ı Akdesi dâima göğe müteveccihti. Mübârek sırtlarında bir mühür var idi. Bir güvercin yumurtası kadardı. Üstünde de: “Tebahbah Yâ Muhammed entehiserun tevecceh şide enneke munsarun!” Kûfî yazıyla.. Yazı yazı.. Bildiğin yazı Ağam!. “Her peygamberin yapacağı bir duâ vardır. Ben de duâmı mahşerde Ümmetime şefaat etmek için saklıyorum!” dedi cebine koydu bakmadı!..

Rasûlullah’ın, hepimizin bildiği bir de tekrar ettiğimiz şimdi bu, bunları münkirler inanamazlar, inanmazlar akılları ermez! Tepinseler de hoplasalar da inanamazlar oğlum! İnanmak her Babayiğidin kârı değildir oğlum! ALLAH bir böööyle bir kıvılcım gönderecek sana, açılacak zihnin ondan sonra inanacaksın! Çünkü bu EDEBdir. Edebin en büyüğü Rasûlullah’dadır. Hazreti Âdem’i biliyorsun Cennetten kovdular da. Kovan da ALLAH kovduran da O! Şeytan’a izin olmadan nasıl Cennete girebilir? Şeytan’a dedi ki: “Ben onu ordan kovacağım! Git kandır onu kovacağım!” dedi. “Hazreti Âdem bunu biliyor muydu?”

Peygamber nasıl bilmez? Gizledi SıRRı: “Yâ RaBBî bunu Sen yaptırmadın!” dedi. “Ben kendi nefsime zulmettim!” dedi. ALLAH’ın takdirini gizledi.. Ondan sonra affedildi.. ALLAH’ı kimse suça.. Yaptığın suçu ALLAH’a yükleme!.. O yaptırıyor ama, sen kendine yükleee!. Edeb ordan başlar! Edeb ordan başlar!.. Onun için bir yerde; arkadaşlarınız içine bakın, mahalleye bakın, tanıdıklarınıza bakın, nerede bir yoksul, rûhen ve maddeten, elbisece veya rûhen, yoksul, çıplak, gururlu insan görürseniz… “Hoca Efendi! Aman Hasan efendi bir gurur kim ki!.” “Merhaba!.”

Böyle giden birini görürseniz muhakkak bil ki, bir KÂMİLden kaçmıştır o!. ALLAH’ın bir VELÎsinden kaçmıştır! Bu değişmez kânundur!. Bu sözlerde benim sözlerimde kendimin hiç hakkım yok oğlum! Hepisi Kur’ân ve Hadis kaynağından akmıştır. Bu sözleri ben ancak bir kab olarak bilirim, söylemek kudretini veren ALLAH’tır.

M.Derman(k.s)

Ses kaydından…