Hepinize selam ederim.

Yaşar, Sabri Türker bey çok evvel bana bir mektup yazmıştı, bir sual soruyordu, Fakat ben ona cevap vermeyi unutmuşum. Geçenlerde mektupları karıştırırken mektupta gördüm onun için cevap yazamadığımdan özür dilerim. Şimdi ona cevap verecem, banttan dinler.

     Namazda selam vermek; namaz kılındığında selam verileceği zaman niyet edilir, sağdaki ve soldaki hafaza meleklerine, sonra ilk defa sağa ve sonra sola verilir. Hafaza melekleri nedir, neyi hıfz ederler, niçin ilk defa sağa verilir, sonra sola. Hafaza melekleri, insanda bulunan ilahi emanetin cüzi irade ile fena kullanmağa kul gitmesin, haramdan, fenalıktan uzaklaşsın diye insanı ikaz edip doğru yola sevk eden fena ile kötüyü ayırmağa akla ilham eden hususi meleklerdir.

     Namaz kılan bir insan, vehleten doğru yola devam eden, fenalıklardan kaçan bir insan olarak kabul edilir ve düşünülür. Bundan dolayı namaz kılan müminin onlara bir teşekkürüdür. Cemaatle kılınan namaz da ise evvela imama, sonra en sağdaki mümine, tekrar imama, en soldaki mümine selam niyetiyle selam verilir. Bu suretle bütün cemaatın hafaza meleklerine birlikte teşekkür edilmiş olur.

     Sağdaki melek cana ait Hayy esmasının hadimidir. Soldaki melek Ruhun hadimidir. Sağ ahirete tekrar dirilecek cesetteki Hayya, sol dünyaya aynı zamanda selamdır. Bir nevi dünyada imtihan geçiren Ruha selamdır. Hepisi birlikte cesedin ruha, ruhun cesede karşılıklı selamıdır. Toraktan halk olunan cesedi temiz tutmak, alındığı gibi geri vermek niyetinde olan cesedin hayy ile birlikte toprağa götüreceğine dahil olan vefanın daima bozulmadığını burada ruh ilan ediyor demektir. Bundan dolayı ruhun emrinde olan cesedin temiz olmasından dolayı namaz miraç olur. Cesedin tamamiyle her türlü şaibelerden uzak tutulmasında cesede bir ikram verilir, oda namazda ruhla birlikte miraca tadili erkan ile iştirak eder. Miraç ta Resulu Ekrem Kudüs’e kadar cesetle teşrif etmiştirler.” Bi abdihi leylen minel mescidil haram minel mescidil aksellezi” Onun için cesedin son haddinde temizlenmesi neticesinde cesede tayyi mekan vacip olur, mümkündür. Velilerin tayyi mekan etmeleri bundan mümkündür ve muhakkak haktır. İnanmayan buna imanı sarsılır, hatta küfre gider. Selam hikayesi bu kadar kafi. Bir de bu selam hikayesinin tabi halvette tarifi vardır. Onları ömür verirse Allah sizde çalışırsanız sonra bize de müsaade edilirse söyleriz.

     Şimdi; namazda konuşmak, ağzında bir şey çiğnemek ne olur, o da                                                     Sualin içinde. Bunlar namazda konuşmak, ve ağızda bir şey çiğnemek namazın aslını bozar, yani miracını. Tadili erkan yerinde yapılmış ise tadili erkan bozulmaz, zira tadili erkan cesede ait bir farzdır. Resulü Ekrem Mekke’den Kudüs’e kadar abd olarak ruh ve cesetle birlikte teşrif etmişlerdir.

     Öte tarafı hakkında konuşma yapılamaz. Bir yay boyu kadar yanaştılar diyor, Hakka. İnsan fanidir Tanrı olamaz, bundan dolayı teşrifleri bir yay boyu kadar yanaşmaktır. Sidretil müntehaya geldikleri zaman, Cebrail buradan öteye ben geçemem Ya Resulallah demiştirler. Artık aşikar olarak huzuru ilahiyeye senli benli kalmaları için geçmek Cebrail’in edebinin dışındadır. Bundan dolayı ben geçemem yanarım demişlerdir. Ruhen diğer peygamberler mirac yapmıştırlar. Ceseden mirac yalnız Resulü Ekrem’e müyesser olmuştur. Rabbil alemin Habibine öyle murad ve ihsan buyurmuştur.

     Namazda olan bir mümin ruhen miraçtadır, demektir. Namazda konuşursa, bir şey çiğnerse, konuşmak ve çiğnemek cesette vaki olduğundan, miraca cesedi de iştirak ettirmiş olur. Resulü Ekrem’i taklit olur. Cebrail’in bile geçmediği yerden edep dışı bir hareket yapmış olur insan. Bu hata bir cezayı müstelzem olmadığından ancak namaz bozulur, iadesi icap eder. Hatta imamla namaz kılarken aşikar okumalarda imamın yanlış okuması veya unutması halinde arkadan söylemekte caiz değildir.

     İmam bu hallerde hemen rükuya varmak için Allahu Ekber der, namaza devam eder. Efendim söylenir diye İslam’ın kitaplarında vardır. Bunu bizde biliyoruz amma söylenmez efendim işte o kadar, siz isterseniz söylersiniz. Hak önünde miraca kabul edilen bir Mümin’in gayet edepli meselesidir bu. Münakaşa olur olmaz meselesi değildir. Daha biraz işi derinleştirirsek o zaman namaz bile kılamazsın, namazlar oluyor olmuyor diye de bir şey söylemiyoruz. Dikkat buyurun hakiki miraç olan namazdan anlatıyoruz. Kıldığımız namazlar, oda gayret edersek ancak tadili erkân olan cesedi namazlardır. Onu da açık söylemek lazımsa bir abdest alıp, yatıp kalkıyoruz o kadar. Kabul oluyor mu olmuyor mu hakkında söz söylemek yetki ve kudretimizde yoktur. Zira bidat münakaşayı öğrenmeden bilemeyiz.

     Ya dikkat edersin, yahut bildiğin gibi hareket edersin. Tepişmeden bir şey çıkmaz. Biz derin durgun sular gibiyiz. Mülayim, halim, sessiz, namsız, nişansız, rütbesiz, makamsız bir kuluz. Kaynarsak dipten kaynarız, bir damlamız buhar olursa gemileri yürütür. Bir damlamız donarsa koskoca kayayı da çatlatırız.

  • 2 –                                                                                                                  

Sakın şahsi velinin gazabından, zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir. Namaz azizler idman değildir. Yatmak kalkmak hiç değildir. Emrolundu diye yapıyorum demee, Resul’ü Ekrem’in arkasından miraca gitmek Hak’ka kavuşmak zevk ve neşesine varmak için kılıyorum deme, cennete gireceğim hülyaları, cehennem azabından korkma endişeleriyle kılınan namaz ne miraçtır, ne namazdır, o idman bile değildir, ismi de yoktur. Ayeti Kerimede ne diyor: “ “Ya hasreten alel ıbad, ma ye’tihim min resulin illa kanu bihi yestehziun”.

Allah ve Resulü Ekrem’le haberi olmadan alay edenler hakkında sınıfına girer ki, vay onların haline. Yalnız Resulullah’a cesetle bahşedilmiştir. Diğer peygamberlere ruhendir. O halde Müminin kıldığı namazda ruhen miraçtır. Makamını düşün o halde. Onun için Resul u Ekrem;” benim bir Velim, büyük bir Velim, beni İsrail peygamberlerinden üstündür ” buyurmuştur. Ama nerede o, bulsak ta ayaklarının altını öpsek. Onun için yatmak kalkma bile olsa ,idman taklidi bile olsa namazı bırakmayın. Namazı kılmayan Mümin’dir.

Amma Resul’ü Ekrem’i ancak dürbünle seyreden Müslümanlar arasındadır. Tamamiyle terk ederse küfre girer.

     Namaz için iskat yaparlar, olmaz, onbin defa olmaz oğlum. Namaz borcunu hiçbir şey ödemez. Çünkü namaz insan olmanın şükrüdür. Resul’ü Ekrem kendi arzusuyla miraç yapmadı. Hak’kın emriyle miraca götürüldü. Onun için namaz miraçtır buyurulmuştur. Namazları vakitlerinde kılmakta büyük fazilet vardır ve vaktinde kılınan namazın sevabı çoktur. Bu itibarla vaktinde namazı kılmalı ve aynı namazı müstehap vaktinden sonra kılan imama yetişildiği takdirde ona da uymalıdır. Bu ikinci defa kılınmış nafile yerine geçer. Farzın dışında bir ibadet olur ve sevap kazanılır. Ben namazı kıldım, artık kılmıyorum dememelidir. Ancak sabah namazıyla ikindi namazını kıldıktan sonra imama nafile olarak uyulmaz.

     Cenaze namazı vardır bilirsiniz. Cenaze namazı hazreti insanın kıymetini bildirir indi ilahi de. Yani Nazargahi İlahi olan kalbinin hizasında durulur ölünün, hemen söyleyelim herkesin cenaze namazı kılınmaz oğlum. Resul’ü Ekrem efendimize tarafı ilahiden emir gelmiştir;” Münafıkların namazını kılma ya Habibim ve cenazelerini kabre kadar teşrii etme”. Hayatta olanlara cenaze namazı kılınmaz. Zira nefisleri bakidir. Ölümden sonra kılınır. Ölüm alemi fenaya işarettir. Onun için cenaze namazının yarısı tenzihidir, yarısı teşbihidir. Rukü ve sücudu ondan yoktur. Mürtedin, müşrikin, münafıkın cenaze namazı kılınmaz. Cenaze namazında ezan okunmaz.

Bunlar hatırıma geldi. Ezan camiye giren mümin müezzin kamet getiriyorsa o anda               imam ayağa kalkıncaya kadar oturması lazımdır. Eğer müezzin okuyor, bende şimdi girdim içeri, ayakta duruyorum, aksi mekruhtur. Camide ki mekruh edep dışıdır. Dışarıdaki mekruh bir şey değildir, amma , mekruh; zaten cesede yapılan eziyet veya fenalık, sıhhate mızır şeylere mekruh diyebiliriz. Fakat cami içersine girdiğin zaman ki mekruh Ruh’a aittir. Ruh Allah’ın emrindendir. Çok dikkat edin buna. Burada insanın ayakları karışır, tepetaklak gittiği çoktur unutmayın. Aha bu bir iki küçük kelimeli lakırdıları hatırınızda iyi tutun, bunları bir daha kimseden işitmeyeceksiniz. Söylemekte kimseye müsaade edilmemiştir.

     Biz geveze olduğumuz için biraz aklımızda olanları adeta kusar gibi söylüyoruz o kadar. Ramazanınız mübarek olsun, Huzuru İlahide feyziniz artsın, Allah sıhhat ve afiyet versin, hoşça kalın, bana da dua edin,

Allahısmarladık.

 M.DERMAN (k.s)

(Merhum Yaşar bey ve Sabri Türker bey e yazılan mektuptan alıntıdır.)

4 thoughts on “

  1. Efendim size bir sorum var rica edersem cevaplar mısınız: Hocamızın Farz ve Teheccüt dışında Önerdiği bir Namaz ya da ibadet var mı ? Yani kitaplarda yazmayan ancak onun size öğrettiği bir Namaz var mı ?

    1. Hayırlı akşamlar.
      Söylemiş olduğunuz namazlar dışında bizlere söylediği başka Namaz yok.kasetlerinde bahsettiği şükür namazı var.zikir olarak da kasetleri ve kitaplarında söyledikleri ve yazdıkları.

  2. İyi akşamlar
    Selam vermeden önce niyet edilir diyor.
    Biraz açıklama yapabilirmisiniz, uygulaması nasıl olacak?

    1. Hayırlı akşamlar,
      Hafaza melekleri, insanda bulunan ilahi emanetin cüzi irade ile fena kullanmağa kul gitmesin, haramdan, fenalıktan uzaklaşsın diye insanı ikaz edip doğru yola sevk eden fena ile kötüyü ayırmağa akla ilham eden hususi meleklerdir.
      Selam vereceğimiz zaman niyet etmiş oluruz…demek istiyor.Tabii bu benim şahsi fikrim.
      Birkaç defa okunmasını tavsiye ederim… :))

AHMET YARDIMCİ için bir cevap yazın Cevabı iptal et