“Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed”

Salâvât-ı şerife diyip de geçmeyin haa…
Öyle telsiz vasıtasıdır bu ki….

Bir gün Ahmedi Rufaî Hazretleri ile Abdulkadir Geylanî Hazretleri oturuyormuşlar.
Bir duvarın dibinde çölde.
Genç bir çocuk gelmiş yanlarına 18 yaşlarında felan.
Demiş “amuca” demiş “siz şeyh misiniz?” demiş.
Abdulkadir Geylanî celâlli.
Allah şefaatini nâil eylesin!
Hazreti Rufaî de mülâyim böyle.
“Şeyhiz ya!” demiş.
“Siz demiş hani böyle, bazı şeyler yaparsınız!”
İşte kerameti anlatacak :
“Hani şöyle hiç kimsenin yapamadığını yapabilir misiniz?”
“Ohoooo ben neler yaparım!” demiş Abdulkadir Geylanî,
“Neler yaparım ben!” demiş.
“Peki demiş madem yaparsın demiş ben birşey yapıyım ondan sonra da sen yap!” demiş.
“Peki ne yapacaksın?”
“Ben demiş bi gizleniyim beni bul!” demiş.
Çocuktur.
“Peki gizlen oğlum!” demiş.
Şöyle duvarın arkasına geçmiş çocuk oradan: “Amuca oldu!” demiş.
“Ara beni!”
Abdulkadir Geylanî kalkmış duvarın arkasında yok.
Bir yıkık duvar. .. gibi bir şey.
Ordan bak, buradan bak.
Hazreti Rufaî bakmış.
Eee ortada kuyu yok!
Kaçsa görünecek!
Vay anasına yokkk!
Abdulkadiri Geylanî Gavsiyyet kuvvetiyle bütün dünyayı dönmüş.
Bir aramış dünyayı.
Yok efendim yok!
Bir daha bir saat aramış yok.
Hazreti Rifaî Hazretleri de yıldızlarda mutasarrıftı.
“Kardeşim demiş sen bir yıldızları bak!” demiş.
Bunlar deli sözleri gibi oğlum.
Başkası dinlese bizi : “Bunlar deli lakırdıları mı anlatıyor!” der.
Asıl delilik bunları anlamamaktadır.
Hazreti Rıfaî, bütün yıldızları dolaşmış.
Yok çocuk yokkk!
İkisi birden üç saat, yok çocuk!
Nihâyet gelmiş oturmuşlar bulamamışlar.
İş başkaaa!..
Abdulkadir Geylanî demiş ki : “Oğlum seni bulamadık çık bakalım nerdesin?”
Çocuk duvarın arkasından çıkmış gelmiş.
Demiş : “Nerdeydin oğlum?”
“Ben Ravzadaydım!” demiş.
Ravza-yı mutahharada!
Tâa Bağdattan bir salâvât-ı şerife çekiyor,
Çeker çekmez salâvât-ı şerifeyi Ravza hüüp çocuğu emiyor.
Çünkü Ravza’ya İzn-i İlahî olmadan ne bir melek-i mukarrib hiç bir şey yanaşamaz.

“Sakın terk-i edebden, kuy-u Mahbubu Hüdâ’dır bu!
Nazargâh-ı ilahî’dir Makam-ı Mustafa’dır bu!”

Nazar-ı Akdesi İlahiyye her gün Rasûlullah’ın Ravzasına inmektedir.
Kimse giremez oraya.
Hangi Abdulkadir, Hangi Rufaî hazretleri oraya edeben giremezler.
O halde bir salâvât-ı şerife çeker çekmez “huuub!” çektiği gibi alıyor.
O çocuk anasından mı öğrendi.
Hepimiz İslamız “Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed!”
Çek dur mırıldanacağına.
Çek dur mırıldanacağına.
Gece horul horuuul hayvan gibi uyuyacağına kalk bir de abdest al!
Aç pencereni bak ne temiz hava.
Yıldızlar pırıl pırıl.
Yakında ay çıkacak. Daa..
Kıl iki rekat namaz!
“Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed.
Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed!…
gidiyor oraya!..
Medine’de Ruhu Mübâreki Rasûlullah :
“Benim ümmetimden birisi gece yarısı kalkmış yahu!
Herkes uyurken nedir bu!”
Mübârek ruhaniyyeti gülmeye başlar.
Sen devam et!
Devam et! Devam et! Devam et!
Bir gün seni de çekerler oraya…

M.Derman(k.s)

Alıntı vaaz….

4 thoughts on ““Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed”

  1. Ya Rabbi beni ne çok etkiledi bu yazi.Rabbim razı olsun sevgili Münir Derman Hz. Ve onun bilgilerini aktaran sevgili akrabalarından .sevgiler saygilar🙏💕💕

  2. Selamun aleykum, kiymetli Feryal Hanim, cok tesekkurler paylastiginiz, bilgimize bilgi kattiginiz icin. Allah sizden razi olsun.Kanada da yasiyorum, burada dogup buyuyen kizlarim bile Munir Derman Hazretlerinden haberdar cunku bu bilgileri onlara ankatiyorum.Hergun Fatihalarimizi gonderiyoruz kiymetli buyugumuze.

    1. Aleyküm selam..Allah razı olsun, Ne mutlu bizlere de vesile olabiliyorsak 💕sevgiler

Bir Cevap Yazın