Dağ, taş, yer, gök, yıldızlar, toprak, teneffüs ettiğimiz hava, rüzgar, ateş hepsi Allah’a tapar. Bizim bilmediğimiz, görmediğimiz, anlayamadığımız bir dil ile onu daima anarlar. Allah’ı övmeyen tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur.

Ven necmu veş şeceru yescudân (Rahman Suresinden: Bitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler.)

Necm Arapça’da konuşuk lisanında, sokak konuşmasında yıldız demektir. Kur’an lisanında yıldız  “cem’i(çoğul)” olarak kullanılır. Nücumm… Kur’an lisanında “nücum” olarak kullanılır. Necm Kur’an lisanında bildiğimiz yeşil çemen demektir Arapçada. “Ven necmu veş şeceru yescudân “ görmüyor musun ya Resulüm, çemen ve ağaç secde ediyor. Binlerce kuşlar, her şey secde ediyor görmüyor musun? Nasıl secde ediyor? Yahu secde yatıp kalkmak değildir. Emre inkiyattır. Bahar geldiği zaman hepsi yeşillenmeye başlıyor, çiçek açıyor, meyvesini veriyor. Evvelden yaratılışlarından kendilerine verilen emri yerine getiriyorlar. Leyleklar zamanında geliyor, leyleklar zamanında gidiyor. Güneş doğmadan kalkanlarınız çoktur. Ortalık ağarmaya başladığı zaman, bir de akşam güneş gitmeye başladığı zaman, ağaçların üstüne hep kuşlar toplanırlar dikkat ederseniz; civ civ civ civ civ civ civ civ e bu akşam güneş batmaya yakın bak hepsi öterler.  Ööyle 5-10 dakika öterler civ civ civ civ civ civ civ böyle öterken bir an gelir ki sanki bir yerden merkezden Eskişehir’in elektriklerini söndürdüğün gibi Birisi rap! Hepsi birden susar. Bir de sabahtan civ civ civ civ civ civ güneş çıkmaya başladı mı hepsi birden susar. Bunlar kerahat vaktidir bilirsiniz. Güneş doğarken, batarken namaz kılınmaz. Niye kılınmaz efendi? Cenab-ı Allah o zaman bir şeyle mi meşgul? Haşa, sümme haşa! Yüsebbihi lehü ma fissemavati vel ardı ve Hüvel Azizül Hakim. (Haşr Suresinden: Göklerde ve yerde ne varsa onu tesbih eder, O Aziz ve Hakim’dir) Bütün diğer mevcudatının ibadatını kabul ediyor. Onların namaz vakti o zaman. Onun için o kuşlar civ civ civ civ civ civ güneş battı mı taatleri bitiyor onların. Bunu anlayan, 30 milyon kişide bir kişi anlar bunu… Namaz, oruç, zekat, tesbih çekmek, bunlar amel değildir efendiler. Amelin sebepleridir. Bunlar sende bir tesir bırakır da sende bir başkalık olursa, amel olmuş olur.

Namaz insanı fenalıktan kurtarmıştır buyuruyor Cenab-ı Peygamber. Namazı kıl, hiçbir şey değişmez, o amel değildir. Sabunu al cebine koy ben temizlendim de… Olmaz! Sabunu kullanacaksın ondan sonra ne diyeceksin? Bak ne kadar temizlendim.

Namaz, oruç,  bütün dini erkânda sende bir başkalık olursa o başkalıktır amel. Yatıp kalkmak değildir. Ama değişmezsen beyhude yatmış kalkmış olursun. İşte bu temizlik amel olur oğlum. Temizlenebilirsen… Eger bunlardan kendini kurtaramazsan namaz kılmamış olursun. Hakiki amel, Sallallahü Aleyhi Vesellem buyuruyor, “iç değiştirmektir”. İçini değiştirebiliyor mu?  Efendim şeytan aklıma geliyor. Ulan şeytandan kurtulmak kadar kolay bir şey yok. Efendim işte nefsimi kıramıyorum nefs, nefs, nefistir, haaa yaa nefistir, nefsi kırmak gayet kolay, yolları bulunmuş, tespit edilmiş, her yere hak gelmiş. Efendim nefsimi… sende nefis denen bir şey yok ki nefsini… Şeytan abdestlinin yanına sokulamaz. Şeytan abdestlinin yanına sokulamaz. Şeytan Allah’tan uzak kalmışların sırrıdır. Bahane arıyor.

Amelin hakikati senin bulunduğun halden her an başka bir hale geçmen ve manen ilerlersen, senin amelin (yerindedir). Bakırı dövmekle altın yapamazsın, amma, iksiri bakırın üstüne döküp altın olursa bu altına dönmek ameldir. Yani amel içindeki Nur-u Resulullah’la konuşmak, ondan haberi olmak demektir. Onun için kıldığımız namazda bir manevi cephesi var, bir erkan cephesi var. Namazdaki erkân, tadil-i erkan farzdır.

Namazda konuşanın namazı bozulur. O halde manen de bir şarta bağlanmak lazım. Eğer manen kul bağlanamazsa, hiç olmazsa tadil-i erkan olarak namazı kabul edilsin ki, bilirsiniz melekler daima tesbih, taattadır. Siz de (cepheden) meleklere uymuş olursunuz, meleklere uymuş olursunuz. Ruhen başka, ikisini birden karıştırdığın(birleştirdiğin) zaman, o zaman,

“…sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd…” (Fetih Suresinden: Yüzlerinde secde eserini gösteren bir hal vardır)

Belirir yüzünde ki…

Vucûhun yevme izin nâziratun ilâ Rabbiha nazira. (Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar.Rabbine bakar. )

Ayeti kerimesine kavuşur, Ahirette onların alnından Nur çıkacak ve Cenab-ı Allah’ın cemalini göreceklerlerdir. Böyle insan kolunu sallaya sallaya ahiretre gider, hiçbirşeyden korkusu yoktur. Çünkü kalbindeki Nur-u Resulullah feneri başlamıştır. Arkasında, önünde, yanında, sağında, solunda Resulullah Salllallahü Aleyhi Vesellem vadır. Resulullah Salllallahü Aleyhi Vesellem’le bir olduktan sonra daha neden korkulur? Allah cümlemizi şefaatine nail eylesin.

M.Derman(k.s)

Vaaz alıntı…

Bir Cevap Yazın