Gözünde gözyaşı varsa oraya muhakkak rahmet nâzil olur. 


Şüphe etme bu sözden. 
Rasûlullah’ın sözüdür. 
Ateş, ateşe tapana bile lütfetmez. 
Mecusiler ateşe taparlar. 
Mâdem senin Allah’ındı girsene içine derhal yakar. 
Ateşin tabiatı da değişmez, unsuru da. 
Çünkü Allah’ın kılıcı izinle keser, izinle yakar. 
Ateş, her şeyin hakikatini ortaya koyan bir nimettir. 
Pirit, Arapçası : “humze yedline hadid : Demir çıkan şey” 
Karabük’teki o taşları atarlar ateşin içinde demir bir tarafa ayrılır, posası bir tarafa. 

Amber ateşe atılmazsa güzel kokusu çıkmaz. 
Ateş HAYY esmasının hakikatini ortaya çıkarır. 
Fakat bunun farkına herkes varmaz. 
Ateşin içinde nur vardır, ateşin içinde gül bahçesi vardır. 
Hazreti İbrahim’i hatırlayın! 
Ateşin içinde yeşil çemen vardır. 
Yine o peygamberi hatırlayın! 
Ateşin içinde nimet vardır. 
Ateşin içinde rahmet vardır. 
Ateşin içinde de söylenemez denilen bir şey vardır. 
Onu da sen bul! 

Cenâb-ı Peygamber diyor ki : 
“Dünya bir andan ibârettir”. 
Ateşle, şöyle bir çöp alalım elimize ucunu yakalım. 
Köz olsun. 
Şööyle çevirdiğimiz zaman bir daire şeklinde görürsünüz. 
İşte kâinat böyle döndüğü için biz ömrümüzü uzun olduğunu zannediyoruz. 
Ömür uzunluğu, Allah’ın tez tez peş peşe bu şey gibi elektrik gibi sönüp yanmasından ibârettir. 
“E fe ayina bil halkil evvel bel hum fi lebsim min halkin cedid” (Kaf 50/15) 
Allah birini öldürür tekrar yaratır. 
Âyet-i kerime. 
Bunun sırrını insan kendiliğinden öğrenemez, âlim de olsa fazıl da olsa ona öğretirler. 
Siz biriniz içinizden derki : “Hoca efendi sen öğrendin mi?” 
Bilmesem bu tehlikeli kürsüden herhalde mırıldanmam!.. 

Göz de, aha bu göz de, hakiki Dost’u gören göze derler göz. 
Gözünü yum hiçbir şey görmezsin. 
Ama gözünü yumup da uykuya girdiğiniz zaman göz etlikten çıkar artık yoktur göz. 
Peki, göz uykudaysa et parçası nasıl oluyor rüyada gördüklerini hafızanda tutuyorsun da gelip ötekine anlatıyorsun. 
O halde başka bir göz var. 
Aha o gözdür asıl göz. 
Dostun gözü. 

Soğuk, kar koruğa dokunur. 
Üzüme dokunmaz. 
Olmuşa dokunmaz. 
Herkes eline bir asa alır amma, Musa da alır. 
Bizim elimiz nerde Musa’nın eli nerde. 
Bu lakırtıları biraz deşerseniz oğlum,
İçinde çok şeyler var. 
Yağmur çemenlere ne yaparsa, çemene yağmur… 
Aha biz bu sözlerimizlen de size onu yapmak istiyoruz. 
Çünkü, sizde o çemen var. 
Çemen çünkü secde eder. 
“Ven necmu veş şeceru yescudan.” Âyet-i kerime. 
Necm Arapçada çemen demek. 
Müfred olarak kullanırsa necm, çemen Arapçada. 
Nücum olursa yıldız manasına (gelir) Kur’ân-ı Kerim lisanında. 
“Ven necmu veş şeceru yescudan.” 
“Çemen ve ağaç secde ediyor” diyor. 
Bütün kuşlar secde ediyorlar. 
Ama siz bunun farkında değilsiniz. 

O halde kâinat bir tesbih, bir Allah’ı hamd ve senâ silsilesinden başka bir şey değildir.
Rüzgar esti mi yoldaki tozları, mozları kağıtları kaldırır.
Onların arkasına girer.
Rüzgar kendini göstermez.
Bu hareketler de böyledir…..

M.Derman(k.s)

Vaaz alıntı..

Bir Cevap Yazın