MANEVİ ALEMDEN YAĞMUR DAMLALARI

Ruh vardır derler…
Ruh yoktur derler…
Her ikisi de birdir. Yok dediler varlığından şüphe ettiler ki yok demişler. Var dediler var olduğunu sezdiler. Yok olandan hiç bahsedilir mi? Ruh bir vardır ki yok görünür. Bir Allah dostu böyle söylemiş…
Yok diyenler dışı süslemek için uğraşırlar. Dışlarını süslemek isteyenler içlerini harabetmeden bunu başaramazlar… Fakat içi süslemek çok güç ve çok zor bir iştir…
Manevi alemden gelen bu yağmur damlaları içinizi ıslattıkça , ruhunuzda bir başkalık, bir huzur duyacaksınız… Bu satırları münakaşa etmeden, sual sormadan, gökte bir hayal seyreder gibi okumak yeter…His olarak okuyun, akıl olarak değil… His olarak takip ederseniz tatlı bir rüya zevki içine dalarsınız … Akıl olarak devam ederseniz nefsin gaflet zinci­ rinden çıkamazsınız … Gülünç olursunuz …
Aklın ötesinde şuhut aleminin dışında zaman zaman manevi seyehat­ lere çıkan içleri aydın kimselerin seyehat notlarıdır, bunlar da ondan böyledir… İnsan özü kokan toprakta yeşermeye başlayan buğday çim­ leri gün ve haftalar geçtikçe boy atar, toprağı kaplar… Simsiyah toprak yeşil bir derya olur. Rüzgâr bu yeşil niğmet mamzeti denizde, sakin ve her an değişen, muntazam ve yek diğeri içinde birden bire kaybolan dalgalar husule getirir. Bir gün gelir niğmet olma amacında bulunan yeşil deniz sararır. İçi aziz niğmet dolu başlarını öne eğerler, kendilerini o hale sokana adeta huşû ile rükû içindedirler … Buğdayın bu halinden kimse haberdar değildir. İşte küçük hikâyedeki hoş çile gibi satırları­ mızı okuyun, içinizde kalsın kimseye söylemeyin.. Okuya okuya siz de ruhca buğday gibi olgunlaşırsınız…
Buradaki olgunlaşmada ruhen bir cehde lüzum yok… İnsan topluluğu içinde binbir renkle yoğrulup bitkin bir hale gelen insan ruhunu yıkamak, hem de bütün şüphe ve batıl düşüncelerini, hırslarını, kötü arzu ve heves­ lerini silip süpürmek, maddi cesedin ve maddi refahın bir şey ifade etme­ yip, ruhun manevi huzur içinde ancak rahat ve mes’ut olacağını da en güzel, en cazip, en hakikat yoldan öğretmek manevi sevabına ka­ vuşarak mukaddes ve her şeyden münezzeh varlığın rızasına bahane arıyor bu yazılar… Muhtelif kitaplardan alınmış, veyahut bir tahsilin neticesi akıl ve mantıkla sıralanmış lâflar değildir . .

Kalp penceresine akseden hakikatların insan özü ile ifadeleridir… Yazan yazmamıştır. Yazana kalp maverasından yazdırılmıştır da ondan bir kıymet taşıyor… Yağmur gökten toprağa düşer. Birçok hoş ve iyi işler görür. Tekrar göğe buhar halinde yükselir. Bu güzel işleri yapan bazen bulut, _bazen kar, bazen buhar, bazen insan şeklinde bir rahmet olur. Bu değişiklikte rahmet kalıptan kalıba, şekilden şekile giriyor. İşte gayemiz budur.

Dr.M.Derman(k.s)

Allah Dostu Der ki…

3 thoughts on “MANEVİ ALEMDEN YAĞMUR DAMLALARI

  1. Bu kitapları okurken düşünerek idrak ederek okumak lazım. Okuyoruz ama denilen bir çok şeyi yapıp beli bir süre sonra bırakıyoruz devamlı yapmak bazı manevi hastalıklardan nasıl kurtulacağım bilemiyorum. Allah Münir hocamızdan razı olsun. Mekanı cennet olsun.

  2. Amin ecmain. Yolumuzda derman hocam gibi gönüllere derman olan kişileri de görürüz inşaAllah.

Bir Cevap Yazın