Elhamdülillah…

Hızır, bir kör adama rastlamış.
Demiş ki : “Yahu ben Hızır’ım!” demiş
“Senin gözünü açıyım. Dua edeyim de!” demiş.
“Teşekkür ederiiiiiiim Hızır Efendi” demiş.
“Hadi güle güle yoluna!” demiş.
“İstemem!..”
“Niye istemiyorsun?” demiş.
“Ben Allah’ın kaderini iki gözümden daha çok severim!” demiş.

İşte dersin başında söylediğimiz hakiki mü’minlerin lakırdıları bu. Hakiki mü’minlerin lakırdıları.
Bu Ukayre’nin bir de Hacce isminde bir hizmetçisi varımış.
Hakiki Mü’min gökte ay var iken uyumaz gece.
Feiza berikal basar
Ve hasafel kamer
Cecumia eşşemsu vel kamer

Şems bu câmi kadar.
Kamer avucum kadar.
Koskoca cami avucun içine girer mi?
Koskoca Şems Kamerin içine giriyor.
“vecumiaşşemsu vel kamer.”
“velcumialkameru veş şems” değil.
Niçin?
Kamer mânevîyatın mümessilidir.
Güneş Şems maddiyatın mümessilidir.
Bu âyet bir gün kıyametin kopacağına delildir.
İkincisi mânevîyatın maddiyatı daima boğacak ve ondan üstün geleceğine delildir.
Onun için aylı gecelerde uyumayın!
Gece kervanlar geçer.
Uyuyormuş böyle bir gece.
Ayağınan Ukayre Hatice’ye dürtmüş : “Kalk!” demiş.
“Burası uyuyacak bir yer değil.
Uyku yeri mezardır mezar.
Çok uyuyacağız orda!”

Açık olun efendim açık.
Yemekleri ye. Etleri ye. Köfteleri ye. Ayranı iç.
“Horruu harrrııı, hurruuu!”
Kervanler geçer.
Senin haberin olmaz.
Bir gün de bakarsın efendim kaybı oldu.
Hasan efendinin bişey oldu bak.
“Ne oldu efendim?”
Kalbden, zırttan gitti.
Gözünüzü açın efendim.
Gözünüzü açın!.

Bize bir çok menkıbe gelmiştir bilirsiniz menkıbe.
Dilden dile, gönülden gönüle, kalbden kalbe dolaşan.
Güneşlerin yıldızların dertop olduğu bir renk âlemi vardır İslam mânevîyatında.
Buna nenkabe derler.
Nefsine, hevai arzularına yularını kaptıran insanlar bu menkıbelerden bişey anlamazlar.
Efsane safsata derler geçerler.
Halbuki safsata kendileridirler o insanların .
Onları ancak Allah aşkıyla kıvranan insanlar anlayabilir.
Ve temiz olan kalblerinin perdelerinde, sinema perdelerinde seyrederler.
Cezbe halinde bunlar ancak anlaşılır.
Cezbe ne demektir?
Cezbe. Cezbe ye geldik.
Cezbe Ruhun Hakka doğru çekilmesidir.
Gidişi değil, çekilmesidir.
Oradan çekilip.
Giderken çeken başkası, zaten çekmeseler gidemezsin.
Burada yürümek için bu âlemde Mansur gibi kellesini verenler Nesimi gibi derisini yüzdürenler ancak orda yürüyebilirler.
Hazreti Nesimi’nin bilirsiniz derisini yüzdüler.
Hallac-ı Mansur’unda kafasını kopardılar.

Onun için aziz cemaat bu anlattığımız vaazları, güzel kelimeleri insanlar hoşnut bulur.
Bir formülize edelim.
Bir talimat yapalım da onun peşinden koşalım.
Genci menci yok.
“Efendim ben yaşlandım şimdiden sonra yapamam.”
Oho ho ho!
Hazreti Ebubekir 47 yaşında İslam oldu.
Ondan evvel yoktu bişey.
Hazreti Ömer ondan evvel şâki idi.
Resûlullah Efendimizi öldürmeye gidiyordu.
Kırk küsür yaşında idi.
Puta tapıyordu.
Hatta kendisinin sözüdür der ki:
“Ben puta-yı Resûlullah’ta erimeden evvel bir şâki câni idim” dermiş.
O Araplarda ilk doğan kız çocuğunu gömerlerdi, âdetti cahiliyet devrinde.
“Küçücük kızımı götürdüm” demiş.
“Canlı canlı böyle mezara sokarken.
Sakallarımı tuttu yavrum!” demiş.
“Ben şakilerdendim Resûlullah’ın nazar-ı akdesiyle bir an geldiği zaman muhterem oldum.”

Onun için : “Efendim ben şimdiye kadar namazı kılmadım.
Bilmem efendim borçlarım var.”
Oluuuuuuur.
Lafa dalıyor musun.
Yarını düşün.
Geçmiş geçmiş.
Bir insan ne kadar namaz borcu olursa olsun gider bu akşam evine “Yâ İlâhi ben bundan sonra namazımı tamamıyla kılacağım.
Geçmiş namazlarım var ben bunları mümkün mertebe ömrüm yettiği kadar her namazdan sonra bir günlük namaz eda edeceğim.”
Yatmadan evvel on dakikada kılınır.
“Geçmiş zamandaki;
Sabah namazının iki rekat farzına.
Öğlen namazının dört rekat farzına.
İkindi namazının dört rekat farzına.
Akşam namazının üç rekat farzına.
Yatsı namazının dört rekat farzına.
3 rekat Vitir Namazı kılacağım Yâ Rabbi!.”
Sen onu niyet etme.
“Felan günün, felan ayın” deme!
Onlar gider yerini tıkır tıkır tıkır doldururlar.
Bunu niyet edip de başladıktan yarım saat sonra ölse hadis vardır üzerine, Cenâb-ı Allah Namazlarınızın hepisini kılındı kabul eder.
Bu kadar kolaylık veren bir din.
Bu kadar rahmeti çok Allah’ın rahmetinin bize nasıl geleceğini bildiren Resûlullah’ın peşindeyiz.
Elhamdulillaaah.

Dr.M.Derman(k.s)

Vaaz alıntı….

Bir Cevap Yazın