Şükür…

Bir kimse vardır nefsinde Allah’ı zikreder. Çok dikkat edin cemaat, hatırıma geldi de söylüyorum, bunlar gizli gizli inci taneleridir her zaman müsaade etmezler söylemeye. Bir kimse vardır nefsinde Allah’ı zikreder. Şunu görür; Allah onu anıyor! Bu sebepten o da Allah’ı anmak yoluna girmiştir. Allah bana rızk verdi, Allah bana sıhhat verdi rızkımı … ben de Allah’ı anayım. Dikkat buyurun bir kimse vardır ki nefsinde Allah’ı zikreder. Şunu görür o; Allah onu anıyor. Ferahım ben be birader, ölümden de korkmuyorum. Bu sebepten ben Allah’ı anacağım; Allah bana şunu verdi, ben namaz kılacağım, oruç tutacağım, hacca gideceğim. O kimse bilir ki Allah’ın kulu hatırlaması ve anması olmasa kul O’nu anamaz ve zikredemez. Bir insan kendi varlığını düşünür; bir zamanlar ben mevcut değildim, sonradan dünyaya getirildim. Daha sonra sonsuz aleme gideceğim. Böylece Allah’ı zikreder. Bu zavallıdır, gaflettedir. Biri bizzat varlığı bilerek zikreder. Diğeri sadece varlığın iyiliği, fazlı için zikreder. Allah beni yarattı, rızkımı verdi, şunu verdi, bunu verdi, bilmem ne etmek için… Demek ki vermeseydi yapmayacaktın. Yapmayacaktın demek ki! Onun için Allah’ın varlığını bilerek zikrediyoruz. Diğeri sadece varlığın iyiliği… Herkes böyle, yalandan Allah’ı zikrediyorlar.

“Efendim bu sene ben otuz dönüm pancar ektim” Eeee? “Yağmur yağarsa, sularsak, bilmem ne ederse çok şükür ya rabbi” Yağmur yağmadı, tarlada köstebekler yedi, bilmem ne etti, şu etti, e ne oldu? “Yağmur yağmadı da olmadı” Ulan Allah vermedi desene! Bir edepsizlik yaptın da ondan dolayı vermedi. Bu zikir değil bu! “Köstebekleri öldüreceğim tarlada.” Niye öldürüyorsun efendim? “Efendim şeyleri yiyor, tarlayı yiyor.” Ulan hepsini mi yiyor? “Yoo bir tonunu yiyor .” Ne yesin o Allah’ın yaratıkları? Onu senin tarlana mahsus musibet olarak gönderiyor. Yaptığın bir edepsizlik vardır, o edepsizliğinin öşrünü alıyor Cenab-ı Allah. Dikkat edin Müslümanlar, işte zikir bundan başlar. Öldür hayvanı ondan sonra al kırk beş bin lirayı, tamam helaldir. Zor helaldir! Git bir mahalle hocasına sor, “Hocaefendi ben bir kırk beş bin lira aldım bunun helal tarafı nasıl?” İşte şunu şuraya vereceksin, bunu buraya vereceksin, aldı verdi, verdik aldık para temizlendi… Yok oğlum yok! Yok oğlum!

Kulun Allah’ı hatırlaması, Allah’ın kulu hakkında düşünmesi önünde çok zavallı kalır. Yağmur altında kaybolan toz gibidir. Bulutlar birbirine benzeseler de her birinin ismi bulut da olsa, her birinin şekillenişi başkadır. Ama yeryüzüne yolladıkları suyun ismi tekdir; yağmur! Yağmur! Matar. (Arapçada yağmur demek)

Ve sahabun hayru lehu matarun

Faksit mahya zatil aracı

(Arapça bir dörtlük)

Yağmura kimimiz rahmet deriz, tarlasını sular; kiminin de tarlasını alır gider, felakete uğradık diye darılır. Kimden darılıyorsun ulan? O rahmet diye rahmet dağıtır, rahmet diyene. Kötü diyene de merhamet etmez. Onun için İslam’ın diyeceği “felaket de gelse baş üstüne, gelmese de baş üstüne”

Dr.M.Derman(k.s)

Vaaz alıntı

One thought on “Şükür…

  1. Çok şükür ki `var ettin, varlığından haberdar ettin…”
    Ne kadar da önemli bir mesele…

Bir Cevap Yazın