Hayırlı Cumalar

Çok ehemmiyetli bir şey söyleyeceğim dikkat edin! ALLAH’a ibâdetin devâmlı oluşu, ölene kadar namaz kılıyoruz, ölene kadar ibâdet yapıyoruz, bunun devâmlı oluşunun hikmeti nedir? Devâmlı oluşunun, bu söylenmez ama hatıra geldi de söyüyorum. ALLAH’a ibâdetin devâmlı oluşu, bu erimeyi te’mine fırsat verdiğindendir. Yoksa ALLAH’ın ibâdete ihtiyacı yoktur. Beşerî düşünmek murâdı olduğu için ALLAH’ın böyle. Beşeri düşündüğü için Cenâb-ı ALLAH’ın böyle yapmıştır. Yâni her AN Resûlullah(s.a.s.)’ta erime mümkün olduğunu, bugün erimezsen yarın erirsin, yâni kapı kapanmamıştır. Nebîlerin, Velîlerin, Mürşidlerin Gavsların, Kırkların, Dörtlerin, Üçlerin mu’cize ve kerâmetleri, gafletten şüpheden kurtulmak kuvvetinin insanda mevcud olup, onu bularak Resûlde erimelerine işârettir.

Şimdi burda “40-lar 4-ler 3-ler!” dedim. Şimdi de var.

2;5 lar 3,5 lar, yarımlar, bir takım bir şeyler var ama bunlar yeni çıkma!. 3 ler birler, yarım bir çeyrekler.. onlar başka! Erime çâreleri beşerde bulunsun, yardım alsın kurtulsun diye, Lâmekâna doğru, yoluna istikamet versin diye,

Kâbe’yi görerek, tanıyarak el ile tutarak kolaylık göstermiştir Cenâb-ı ALLAH. Bir “ALLAHuekber!” der, bunların hepsi EDEB içinde, “Hay-yı lâ yemut”a kavuşmak için kurulmuş dekorlardır işte hepsi.

Yani propoganda yolları oğlum! Cenâb-ı ALLAH cennete propoganda yapıyor: “ulan gelin bu tarafa!”diyor işte, anla bunu bee!

“Her şeyi önüne serdik, her şeyi burunun ucuna kadar getirdik, ahaa bu lakırdılarla Sen hâlâ “bön bön”bakıp duruyorsun!. Kabahat kimde?

Her halde bende değil sende, sende, sende! 15.000 bin defa sende.

“Sen”i bir at da, gaib zamiri “O” ol.

İş, işte bundadır oğlum! Hâlâ mırıltı, dırıltı, zırıltı ile uğraştığın yeter!

Edeb, fazilet, doğruluk, içinde ömrü geçenler vardır.

Eşek gibi ölüp giderler, bu da kurtulmadır haaa!

Zira çok ziyaretgâhlar vardır ki, orada “Kulaklı Dede” diye mezarı olan eşek ölüleri de vardır. Söylerler bunları, ateş olmayan yerden duman tütmez.

Ya öyle olmamağa savaş itiraz etme!

Böyle de olursan kurtulursun zirâ “edebin var” demektir. Şüpheler, vesvseler içinde, her an değişmede bir ümit vardır. Bunların birinde, bunların yerinden kımıldamağa ve söküp atılmağa hazırlanma olduğunu da unutma!

Bir gün belki sana da bir el girerek hepisini söküp çıkarır! “Nasıl olur?”

Âyet var: “E lem neşrah leke sadrek”

Şakk-ı Sadr yapan Cebrâil olmaz da, seni şüpheye düşüren bir el olur bu el.

Şüphe-kuruntu, bir nevi ruh uyuzudur, uyuz, uyuz!. Uyuz olur kaşınır. Bu uyuz gaflette olursan fenâ!

Ruhundakini iyi ederler belki.

Şüphede bazen acı bazen zevk duyarsın, şüphede. Uyuz da böyledir.

Uyuz hastalığının marazı tamamiyle bir hikmettir. Yani kaşınması!

“Ne hikmet olacak bundan?”

Anla da bak ne hikmet var!

Gündüz kaşınmaz uyuz, gece tatlı tatlı kaşınır, yatağa girdiğin zaman.

“Nerden biliyorsun?”

Eee, doktorum da biliyorum!

“Ama, ben şüpheliyim!”

İyi git bir uyuz ol da bak! Belki bu inanmayana uyuz nasib olur da kurtulur ondan. Fakat sen, uyuzdan kurtulmağa ilaç ara!

Uyuzun esası terkibi, uyuz hastalığını beşeriyet tanıdığından beri bu gün de aynıdır, aynı terkibdir isimleri değişmiştir.

Çile çile kükürt, çile çile kükürtten yapılır uyuz ilaçları. Attarlara sor! Doktorlara, eczacılara inanmıyorsan!

Çünkü 3,5 luklardan, çeyreklikler den olursan onlara inanırsın oğlum!

Hani 4 ler 40 lar dedik ya, onların şimdiki zamanda, bir çeyreklikleri, 3,5 lukları var, işte onlar!.

Kireç ve kükürt, nasıl kireç ve kükürt olmuştur, onu düşün! Kireç ve kükürt, uyuz olmaaaz! O hastalık onlara yanaşmaaz! Bu hassayı almak için de ne yapmışlardır. Hiç olmazsa onu ara bul sor öğren!!

Kireç uyuz olmuyor, kükürt de olmuyor! Uyuzu mu yok ediyor, yoksa uyuz onları hasta edemediğinden mi kaçıyor?. “Hazıra konacağım!” diye de çabalama söylemem, vakit az,

Güneş batmağa gidiyor.

Her şey yarı yolda kalır, kendini Musalla Taşında bomboş bulursun,

“Leş” olarak bulursun, iş işten geçer.

Biraz aklını ve ruhunu fırçala.

Ruhunla aklına tekme at, bu mücadele çok güzel bir mücadeledir.

Kendini öğrenirsin, kendini öğrenince de mesele kalmaz artık. Bu laflara da kıymet kalmaz o zaman.

İşte bunları hazırladıktan sonra Beytullah’a dön, Resûle iltica et!

Böylece kıpırdamadan dur, sabır içinde.

Hiç olmazsa bir gece, bu hal, uyumadan sabaha kadar sebat et!.

Yardımcı her zaman her an mevcuddur sana doğru.

Resûl, Berat Gecesinde sabaha kadar kıyamda kalmış, Resûl!.. İlk önce aklını iyice doyur da i’tiraz ve şüphe kapılarını kapat, Ruhunla baş başa kal. Haydi yolun açık olsun!

Bu günkü sözlerimden, sen hele bu sözlere bir son bekliyordun.

Bunları söyledik. Laflar kulağına vurdukça içinde şüpheler artıyor, acaba şurdan bir şey çıkacak mı çıkmayacak mı?

Hem de öyle! Böylelikle bir şey öğrenemezsin!

Bunları dinleyip de yapmayacaksan, bırak bizi haydi git işine ALLAH Aşkına!

Daha fazla konuşmaycağım yeter o kadar!..

Dr.M Derman(k.s)

Vaaz alıntı

3 thoughts on “Hayırlı Cumalar

  1. Merhabalar,
    Hocamizin kitaplarini okurken bazi bolumlerini belirli sablonlar ile instagram.com/alimlerdunyasi ‘nda paylasiyorum. Hocamizin ailesi ve eserleri uzerinde titizlikle duran sizlere paylasim noktasinda soru sormamin dogru olacagini dusundum. Siz bu noktada yapilan paylasimlara nasil bakiyorsunuz. Siteniz disinda kendi kullandiginiz sosyal medyalar var ise sizlere de tasarimlari gonderebilirim.
    Hayirli gunler olsun

    1. Hayırlı akşamlar..
      Kitap yazıları görselleri telif hakkı içerisinde . Dedemin Alıntıları kişisel hukuksal vb.sınırların aşılmadığı müddetçe yayımlanabiliyor.Ailesi olarak gereken durumlarda maalesef müdahale etmek durumunda kalıyoruz.Bilgi için tşk ederiz .

      1. Cevabiniz icin tesekkur ederim. Herhangi bir ticari amacim olmadan hukuki sinirlar icerisinde kalarak paylasimlara gucumce devam etmek istiyorum. Hikaye ve bir post olarak muhakkak sitenize atifta bulunacagim. Fark etmedigim bir durum veya onerileriniz olursa seve seve tâbî olurum. Bu bilgilere bizlere sundugunuz icin ve gosterdiginiz emekler icin cok tesekkur ederim. Hayirlisiyla her sey gonlunuzce olsun…

Bir Cevap Yazın