Hayırlı Cumalar🕋

Hiçbir yerde kusur bulamazsın.

Çünkü HÂLIK bütün kâinatı kusursuz yaratmıştır.

Şimdi, hepimiz veliyyullah olsak duâ etsek güneş gerisin geri doğmaz, vakti gelecektir. Gerisin geri doğarsa ALLAH’ın bu âyetine göre demek ki hatâlı yaratılmıştır.

Onun için, duâyı yaparsınız kuyruğa girersiniz. Otobüste bile kuyruğa giriyorsunuz. Sinemâya bilet alırken kuyruğa giriyorsunuz. Akşam Ramazan’ın güzel kokularını burunlara getiren pide almak için kuyruğa giriyorsunuz. “Efendim öne git! Önn..” Millet mırıldanmaya başlar. Sen de utanırsın.

Onun için “duâ ettim kabul edilmedi” diye

katiyen İslâm Dîni’nde keder yoktur.

Duâ, muhakkak zamânı geldiği zaman müstecab olur.

Bulut gelir, yağmur dolu, bakarsın “aman kuraklık var” zamânı gelmedi mi bulut gider. “Ve sahabun hayrun lehu matarun”İçi yağmur dolu bulut gelir tepeye.

“Faksıt mahya zati’l- araci” Vakit gelmediği için eşref saat gelemediği için çeker bulut gider.

Eğer duânız sıraya girmişse dünyâda da olmamışsa ahirette önünüze çıkar duânız.

ahrete intikal etmiş dünyâda hiç bir iyiliği yokmuş ama adam musallî adammış bakmış ki defter-i amalinde bir çok şeyler var.“Bunlar nerden?” demiş.“Senin dünyâda iken “müstecab olmadı!” dediğin duâlarının netîcesidir bu” demiş.

ALLAH indinde hiçbir şey geri çevrilmez.

Ancak Peygamberlerin duâsı derhal müstecab olur. “Neye müstecab oluyor? Ona kader mi değişiyor?” Hayırrr.. Cenâb-ı Peygamberler, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz, ne zaman duâ edileceğini, o eşref saati bildiği için duâsı kabul olur.

Bir gün Medîne’de kıtlık olmuş. Yâni yağmur yağmamış herkes gelmişler: “Yâ Resûlullah senin duan müstecabdır. Bütün hem muhâcirîn, hem ensar, hem o zaman İslâm olmamış benî İsrâil’den Yahud’lar bile görmüştür.

“Var mı böyle kitab?” Vaar!.. İbrânice’den İngilizce’ye, Fransızca’yâ, Alamanca’yâ tercüme edilen bir kitab vardır. Size söyleyeyim onu.

“Al-Himyâ” diye bir kitab. Şöyle 300-400 sayfalık. “Al-Himyâ” nedir?. Eski İlm-i Kimyâ var yâ aha onun ismidir.

Orda yazar, Yahudi yazıyor bunu. Bu ettiği duâyı Yahudi yazıyor.

Çünkü cenâb-ı Peygamberden yalan sadır olmaz.

Hattâ Sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz, Medîne’ye teşrif etmeden evvel kendisini öldürmek istediler. Kureyş toplandı. Dediler ki: “ kim öldürecek?”

Ukkaşe isminde birisi çıktı: “Ben öldürürüm!” dedi. Pehlivan adam, kılıcını hazırlamış. “Şimdik gider hepisini kılıçtan geçiririm!” demiş.

Kureyş’ten başka birisi söylemiş, demiş ki: “ Öldürürsek ne olacak?” demiş. “Bütün Resûlullah’ın sülâlesini peşimize düşman ederiz!”

Abdulmuttalibin Sülâlesi büyük, bizimlen hasım olur!” demiş.

“Biz buna gelin çıkalım: “Yalancıdır!” diye bağıralım!” demiş.

O Resûlullah’ı öldürmeye için gidecek adam bu “Yalancıdır!” diyen adamın kafasına kılıncının sapıyla bir tâne indirmiş, kafasını yarmış.

Biz demiş, “Peygamber diye iddiâ edilen AHMED” demiş. “Bizim putlarımızı yalanlar, bizim putlarımızı fenâlaştırır ama o yalan söylemez!” demiş.

Kendi devrinde bile Resûlullah’a yalan söyledi diye bir müşrik cehennemlik bile söylememiştir.

“Yâ Resûlullah duâ et!” demiş. “Kıtlık, kuruluk var!” demiş. Kaldırmış elini: “Yâ RABBi sen yağmurunu ver!” demiş. Açmış başını. “Mübahale Duası” derler buna. Mübârek başını açar öyle duâ ederdi. Yağmur, bir bulut, başlamış yağmur yağmaya.. Medîne sel gidiyor.

Biraz sonra kabileler koşmuş gelmişler: “ Yâ Resûlullah evlerimizi su bastı! Koyunlarımız, develerimiz boğulacak durdur!” Kaldırmış elin: “Yâ RABBi Medîne’ye yağdırma!” Bulutlar böööyle açılmış Medîne bulutsuz kalmış! Bunlar yazılı. Sizin “gavur” dediğiniz heriflerin kitabında yazılı!

Onun için vakıt gelmedikten sonra duâ müstecab olmaz. “Duâ müstecab olmadı” diye de duânın peşini bırakma! Cenâb-ı ALLAH kulunun “Ud’û rabbekum tedarruan ve hufyeh” âyetine,

Gizli ve gözleriniz yaşlı olarak duâ ediniz” âyetine göre.

Biraz da geciktirir; senin ağlaman, gözyaşın Cenâb-ı ALLAH’ın hoşuna gider.“Bir daha kulum şey etsin! Sesini işiteceğim!” der. Hadis-i kudsî bunlar benim uydurmam değil! Zâten uyduramam ben! Öyle uydurucu lakırdı söyleyemem!

Onun için, ezanda bilirsiniz “hayye ale’l-felah! felâha buyurun hadi!” “felah ney imiş?”

Kur’ân-ı Kerîm’in âyetlerinin birinde “ulâike humu’l- muflihun: onlar felah bulacaklardır.” “Neden felah bulacaklar? Ne felahı?” “Ulâike humu’l- muflihûn”, bu “ulâike humu’l- muflihûn” ALLAHa inananlara âittir. İçine dal, bir sükut görürsün bu âyetin.

Dr.M.Derman(k.s)

Vaaz alıntı

3 thoughts on “Hayırlı Cumalar🕋

  1. Hocam Hayırlı Cumalar,

    Allah cc razı olsun.Bu vaaz alıntılarının kitap şekline getirilmiş halini hizmete sunacakmısınız ? Bizler kütüphanemizde bulunmasını zaman zaman istifade ederken elimizin altında başucu kitabı olmasını istiyoruz.Çok teşekkürler

    1. Hayırlı cumalar.Allah sizden de razı olsun.Kendi hazırladığı kitapları haricinde bu şekilde en azından kısa vadede bu şekilde bir düşüncemiz .Allah ileri de ne nasip ederse inşallah🌸

Bir Cevap Yazın