Berat Kandil’imiz ve cumamız mübarek olsun…

Gökyüzü Kudreti İlahiye’nin gözle görülen delilinin en büyüğüdür.

Kur’an da Hak buyuruyor;

“Toprağa taban yaptık, suyu görünür kıldık ve sudan her şeyi hâlkettik.”

Toprak olmasa hiç bir şey yoktur kâinatta. Toprak vardır da ondan her şey vardır.

Toprak olmasa su yoktur. Su görünmez.

Suda da hayat olmaz. Su da yoktur demektir… Topraktan yaratılan insanda da yoktur.

Toprak, su yoksa ziya da yoktur.

Güneş var bile olsa karanlıktır.

Güneşin parlak olduğu bizim bilgimize göredir.

Güneş ancak hava tabakasına girdiği zaman parlak ve sıcaktır. Hava tabakasının dışında karanlıktır, soğuktur.

Hem de nakıs sıfırın altında elliden daha aşağıyadır…

Her şey karanlıkta görünür veya kendini gösterir.

Amma… Buna dünyamıza göredir.

Sorun Ay’a gidenlere yolda gece ve gündüze, ışığa ve güneşe tesadüf ettiler mi?

Kâinatta karanlık; aydınlık mefhumuna nazaran çok büyük ve engindir, sonsuzdur.

Hava olmayan yerde karanlık mevcuttur.

Cennetin altından ırmaklar geçer. Ayet-i Kerime dir bu. Buradaki “alt” nedir?

Cennetin altı nedir?

Beyler bunu söyleyemem…

O da benim bilgim.

Cenabı İlahi cennetten müşahede edilecektir.

Cennette değil. Mekânsız olarak

Her şey sudan akseder amma akseden su değildir. Suyun dışındadır ammaa suda görünür.

Suyun dışında olsa suda işi ne? Hepsi birdir.

Biz ayrı ayrı duygu halinde idrak ederiz.

Binlerce aynanın ortasına bir gül koyalım, binlerce görünür o tek gül.

Gül’ü bulamayız…

Ustası şaşı çırağa; “içeride masanın üstündeki şişeyi getir” demiş.

Çırağı iki şişe görmüş ve bağırmış; “usta hangisini getireyim.” “Birini kır diğerini getir” demiş.

O bağırma hâlâ devam ediyor. Şişeyi kırmış, başka şişe yok ortada.

Vakit geç, boş durmayın Azizler. Ne yapalım?

Tanrı böyle istemiş, böyle olmuş,

Böyle olmuş niçin?

Bulunmaz, bilinmez, söylenmeğe gelmez.

Kendisini tesbih Ettiriyor. Kendisiyle birlikte…

Anladın mı işe aha söyledim demin söylemem dediğimi.

“Ve le zikrullâhiekber”

En büyük zikir ALLAH’ın kendi zikridir. ALLAH zaten “zikr- i kün” dür.

Kendi zikridir ki oluşlar suretinde tecelli ediyor.

İşte insan bu zikrin, akseden gölgesinin gölgesinin,gölgesinin aksini gösteren aynadır.

Suda da akseden demiştik ya. Akseden suda değildir. Dışında olsa suda işine?

İnsanların bir kısmı aydınlıkta gezen kördür.

Bir kısmı da karanlıkta aradığına dokunup ne olduğunu fark edemeyen şaşkın gibidir.

Bir Ayet-i Kerimede; “e fe ayînâ bil halkıl evvel,bel hum fî lebsin min halkın cedîd” Buyuruyor. Her şey an-ı vahitte ölüyor, an-ı vahitte tekrar diriliyor.

İnsandaki görünmeyeni görmek asıl hünerdir.

Bu beş duygunun yardımıyla görünmez…

Bu görünmeyen taraf; bu beş duyguyla görünen tarafı perde arkasından seyreder. O kadar…

Dr.M.Derman(k.s)

Vaaz alıntı

Bir Cevap Yazın