HAYIRLI CUMALAR. Külli şey’in ve İleyhi turceun…

Kur’ân Âyetlerine yani Allah sözlerine ve Cenâb-ı Sallallahu Aleyhi Vessellem Efendimizin vilâyet cephesinden bize bildirdiği ki hadislerdir onlar, vilâyet cephesi demek peygamberlerin bir Cephe-yi Vilâyet bir de Cephe-i Nübüvveti vardır.
Cephe-i Nübüvvet, tebliğ cihetidir ki bunun yeri halktır bize bildirir.
Cephe-i vilâyet ise doğrudan doğruya Allah ile olan muamelesidir.


Gündüz Rasûlullah, Rasûlullahı Sallallahu Aleyhi Vessellem, Cenâb-ı Allah’ın radyo hoparlörüdür.
Anladın mı şimdi?
Cenâb-ı Allah bütün kâinatla Rasûlullah’ın kalbi mübârekinden konuşur.
Onun için Muhammedsiz (Sallallahu Aleyhi Vessellem) Allah bilinmez.
Allah’a Rasûlullah Efendimiz çekip götürür bütün mahlukatı.
Aha burayı kapadı mı ses yok. (Radyo cihazını göstererek)
Onun için Sallallahu Aleyhi Vessellem Efendimizin, bütün kâinat yaratılmadan evvel Nur-u Rasûlullah yaratılmıştır.
Cephe-i Vilâyet ile söylediği sözler hadisleridir.
“Felân şu olacak!” dedi mi olur.
Nasıl ki şu küçük çocuğun bak saçları simsiyah, bunun bir gün beyaz olacağını biliyoruz biz.
Ama tecrübemiz var.
İşte biz bir saçın siyah olmadan beyaz olacağımızı evvelden bildiğimiz gibi Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem Efendimiz de kendi Cephe-i Vilâyet bakımından geleceklerin hepsini bilir.
Onun için Rasûlullahu Sallallahu Aleyhi Vessellem Efendimizin bütün Hadisleri bir mübârek kendi devr-i saadetlerine aittir.
Yani devr-i saadet cesed-i mübâreklerinde ruh-u muallâları bulunduğu zaman, bir de işte bizim insan lakırdımızla hayatta olduğu zamanda devr-i saadetlerine aittir.
Ondan sonra devr-i sadetlerinde kendi mübârek yüzünü görmüş olan tabiinin yüzünü görmüş olan tabiin devrine aittir.
Ondan sonra da gelecek devirlere aittir.
Öyle hadisler vardır ki bugün hadisler vazifelerini bitirmiştir.
Öyle hadisler vardır ki bugün daha mânâsını anlayamıyoruz, gelecek devreler içindir.
İşte bu hadisler ve Kur’ân âyetlerinde bildirildiğine göre her millet kendi nasîbini çeker.
Her millette, her ümmette, millet, ümmet, illet ne dersen de hepisi aynıdır bunların.
İllet de vardır. Bazen ümmet illet olur. Birbirimize illet olduk işte.
Her milletin ve her insanın bir sa’dı vardır buyurur. Saat değil sa’d. El el.
Bu elindeki kepçe dolmadan hasenatını ve belânı görmezsin….

Dr.M Derman(k.s)

Bir Cevap Yazın