Hayırlı cumalar

Çiçekte koku vardır.

Güneşte sıcaklık, renk vardır.

Su da tad vardır.

Şu vardır, bütün gördüğünüz eşyadan çıkan fiilere Allah’ın sanatı derler.

Su’n-i İlahi derler, El Bedi Esmâsıyla yapılmış Su’n-i İlahî derler.

Bakarsın ne güzel yaprak, Allah’ın sanatı.

Bir kuş görürsünüz. Güzel renkleri vardır. Allah’ın sanatı. Bütün eşya insandan başka ne kadar şey varısa bundan zuhur eden fiillere Allah’ın sanatı derler.

Yalınız insandan zuhura gelen fiillere de İlahî Kudret derler. Onun için bütün, Cenâb-ı Allah kendi kudretini insanda tecellî ettirmiştir.

Bütün esmâ-i İlahî insanda vardır.

Ben burada elime bir odun alsam.

Şurdakinin kafasına bir tane vurdum mu, El Kahhar Esmâmı kullanırım. Bayılan bir adamı alırım, şurasını sıkarım, damarını bilmem ne ilaç veririm Eş Şâfi Esmâmı kullanırım. Yaralı bir adam olur, acırım onu tutarım kolundan Er Rahmân Esmâmı kullanırım.

Onun için bütün eşyadan görülen şeye Allah’ın sanatı, insandan tecellî eden fiillere de İlahî Kudret derler.

Onun için bu kudreti insan, elini kaldırdığı zaman Allah namına kaldırıyorsun, bu eli edepsizliğe nasıl götürürsün. Onun için Cenâb-ı Allah kendi yerine bu işi yaptırdığı için seni bazı takayyudata koymuştur.

“Şunu yapmayacaksın. Bunu yapmayacaksın. Çünkü ben bunları beğenmem!” diyor.

Bir ev kiraladığın zaman: “Efendim bu evin şunu şöyle olacak, burası böyle olacak. Şu şöyle. Ben böyle isterim!” Kontrat yapıyorsun.

Onun için içki içme diyor sana. Haram yeme diyor. Bilmem şunu yapma. Bunu yapma. Yapma oğlu yapma!

Bir de diyor ki bana: “Ben sana görünmem !”diyor. Benim yerlerim gaybtır diyor.

Gayba inanacaksın.

“Yü”minune bil ğayb” Gayba inanacaksın.

Peki gabya inandık.

Bu kitap zaten öyle başlıyor Kur’ân-ı Kerim.

“Elif lam mim. Zalikel kitabü la raybe fih, hüden lil müttekiyn. Ellezine yü”minune bil ğaybi”

Bu kitap gayba inananların kitabıdır.

Gayba inanıyor musun ağam?

“Gayb ne?”

Âhirette kalkacağız en basiti bu, inanıyor musun?”

“Doğru ya. İnanıyorum ya!” öyle diyor.

“Ben kalkacağım oğlum inanıyorum!”

“Hah!” dedin mi, gel gir Kitabın içine.

“Yü”minune bil ğayb”. Gayba inananların kitabıdır.

Gayba inandı mı, işte namaz kılıyor, oruç tutuyor, şunu yapıyor, bunu yapıyor. Bunları yapacaksın.

Çünkü ben bunun,

Güreşe gidecek adamı kampa sokarlar. Şunu yapmayacaksın. Bunu yiyeceksin. Sabah vaktinde kalkacaksın. İdman yapacaksın. İşte takla yapacaksın. Bilmem koşacaksın. Vücudunu hazır.

Gayb âlemine huzuru İlahîyeye gitmek için de şunları, şunları şunları, şunları, şunları yapacaksın. Mükellifiyettir.

Şu, şu, şu yapılacak.

Şimdi Cenâb-ı Allah bi de acaba bu namazını kılıyor. Orucunu tutuyor. Namaz, şu bu hepsini yapıyor.

İslam. Ona da anlattılar ki gayba inanacaksın.

Öldükten sonra dirilme var.

Acaba bu, şöyle mi, şüpheli mi inanıyor, şüphesiz mi inanıyor diye seni tecrübe edecek.

Ne diyecek. Bir haram koyar ortaya.

Dr.M.Derman(k.s)

Vaaz alıntı

Bir Cevap Yazın