Hayırlı Cumalar🌸

*Vücudun her an eriyip gidiyor, farkında değilsin. O halde, sen neden, nasıl beden olabilirsin? Derinlik kelimesi aklın batıni kısmının remzidir. Beden zayıfladıkça, ruhun cevheri ruhani faziletlerle dolar ve ara sıra kutsi âleme yol bulabilir.

Kâlbini kıskançlıktan, dilini yalandan, gidişini riyadan, karnını haram lokmadan kurtaran şerefli insan, ancak inanan insandır.

*Lütfunu gösterince İbrahim’e, ateşi gül bahçesi yaptı. Kendine ok atan Nemrut’u bir küçük sinek ile helak etti. Davud’un elinde demiri mum gibi yumuşattı. Sultanlık O’na aittir.

Birine 20 kese altın ihsan eder, berikine ekmek hasreti ile can verdirir. Birine samur kürk giydirir, öteki tandırda çıplak yatar. Öyle işlerde söz söylemeye kimsenin gücü yetmez. İyiliğe gücün yetmezse kötülük yapma bari.

*Allah azabından korkusuz yaşayanlar mutlak kafirlerdir. Yarın yatacağın karanlık toprağa şimdiden bir kandil yak, uyuma.. Kimin mayasında üç haslet varsa O cennetliktir buyurmuş, Resûl-i Ekrem: Ni’met zamanında şükür, bela vaktinde sabır, daima günaha tövbe eden mü’mini Allah Cehennem azabından korur.

*Hayatta iken verdiğin bir hurma, senden sonra ruhun için verilecek 100 miskal altından daha makbuldur. Mihnet ve gama alış. Merd ol. Günleri yemek ve uyku ile geçirme. Sabah akşam Allah’ı an. Sabah aydınlığında katiyyen uyuma, sebebini de sorma. Nefsini oburluğa alıştırma. Gün batarken uyuma; akşam olmadan yatma haramdır. Elini yüzüne koyma; uğursuzluktur. Elini çenenin altına koyma. Gece aynaya bakma, lüzum olursa gündüz bak. Bunlar çok ince meselelerdir. İtiraz etme, saçmalığa saparsın. Gizli gizli iyilik yap. Rızık yalancılık yüzünden eksilir. Çok uyku yoksulluk getirir. Geceleri çıplak yatanların kısmeti kesilir. Ayakta su dökmek fakirlik, keder ve ihtiyarlık getirir. Gusletmeden birşey yemek çirkin düşer. Ekmek kırıntılarını ayak altına dökme, gece evini süpürme, süprüntüleri kapı önüne bırakma. Babanı ananı adları ile çağırma, Allah nimeti sana haram olur. Elini daima temiz su ile yıka. Bu sözlere çok dikkat et; çok mühimdir, sebebini sorma, çok uzundur.

*Ayak yolunda yıkanma. Elbisen üzerinde iken dikiş dikme. Yüzünü eteğinle temizleme rızkın kesilir. Başkasına ait tarakla saçını tarama. Evdeki örümcek ağlarını temizle. Bu ağlar evdeki bereketi kaçırır. Kömür ocağı civarında dolaşanın üstüne kara bulaşır. Dala yapışan kökü ile buluşur. Dine sarıl.

Misafir rızkını beraber getirir, sonra ev sahibinin günahını da götürür. Misafir kafir bile olsa kapını aç, kapama… Allah’tan korkmayanda din yoktur, inanmayanda insaf, ihsan olamaz.

*Dört şey Allah vergisidir: Doğru sözlülük, Cömertlik, Güler Yüzlülük, Emaneti korumak. Böylelikle takva ehli olur insan. Bunlar para ile tahsil ile alınmaz. Kendini beğendirmek lazımdır Allah’a.

İşte bunlar dinin yapılabilen en basit şeyleridir. Basit deyip geçme, yapması güçtür. Ney kendinden çıkan sesleri ne bilsin.. Ney kuru bir kamıştır. Boş bir boru; üflemekte hüner var. Ben ney çalamam, fakat hünerli üfleyene hürmet ederim. Dikkat buyurun çalgıcıdan bahsetmiyorum.

*Görünmede hüner yok, görünmeyi görmede hüner var. Kamış görülür, çıkan ses görünmez, duyulur. Kulak gözden eftaldir. Onun için Essemiül basir buyurulmuştur. Resûller içinde gözden mahrum olanları vardı, fakat sağır olanı yoktu. Görmede ışığa ihtiyaç vardır, duymada ihtiyaç yoktur. Görme tek taraflıdır. Gönlün konuşması her yerde itilir geriye, kabul edilmez. Onun için insan kendi sesini katiyyen tanıyamaz; utanmasın diye. Gönülden konuşan dünyanın neresinde konuşursa konuşsun hep aynıdır. Gönlün konuşmasını anlamayanlar doğruluk, fazilet nedir bilmeyenlerdir. Onlar hakkında âyeti kerime vardır. “Biz onların kalplerini, gönüllerini kapadık.”

Bir Cevap Yazın