Cumamız mübarek olsun..

Soğuk su, kar olmuş üzüme dokunmaz ağam.

Fakat koruk mevsiminde kar yağarsa korukların hepsi donar. Çünkü koruk daha kemâla gelmemiştir.

Ağlamakla kemâle getirin kendinizi.

Bir yerde yoksul, muhtaç, perişan bir insan mı gördünüz. Hırsızdır, bilmem nedir, eşkiyâdır.

Sarhoştur yahut dalaverecidir.

Ben çok öyle şeyler biliyorum İslâmi bazı etiketler var onları koymak istemiyorum üzerine.

Hacı var dalavereci.

Efendim Hacı’yı mı görüyorsun.

Ben ötekilerini gördüğüm için Hacı böyle yaparsa boğarım onu.

Çünkü mü’min arkadaşım.

Muhakkak böyle düzgün insanlar var ise bu yoksulun haberi olmadan bir suç işlemiş, bir kemâl sahibinden kaçmıştır. Askerlik çağına gelir herif,

Ben efendim eve gelirse bu Adana’ya gitti de.

Şube Adana’ya yazar.

Adana’da böyle bir şey yoktur, gelir.

Efendim ordan Ankara’ya geçti.

Herif 2 sene izini kaybeder. Aha böyle bu.

Yoksula bağırmayın.

Ve’d-duhâ sûresinde Cenâb-ı Peygamber bir yoksula bağırdı da Yâ Habibim bağırma dedi ona.

Herkes doğru söyleyemez oğlum kudreti yoktur. Doğru söylemek de bir kahramanlıktır.

Her kuş bir inciri bütün olarak yutamaz.

İnciri niçin seçtim.

Hatırıma incir geldi. Bir kuş bir inciri yutamaz. Niye inciri seçtim?

Elma diyebilirdim, üzüm diyebilirdim. Ve’t-tîni vez-zeytun kelimesini unutma. Hikmetini sen ara da bul.

Söylemem onları da. Bul.

Hırsızlık edeceksen, ekmek, armut, şu bunu çalma.

İnci çal oğlum inci,..

Bu garip gibi görünen lakırdılarımız bulutlu havalarda kıbleyi bulmak içindir.

Bulutlu havada kıble ne taraftır güneşi görmediğin için ararsın.

Bu lakırdıları söylüyorum ki bulutlu havada kıblemizi bulalım. Bize bizden yakîn olan ALLAH’ı bulalım.

Vucûhun yevme izin nâziratun ilâ rabbiha nazira’yı.

Ölümden herkes korkuyor bilirsin aman ölüm.

Öyle insanlar vardır ki ölüme bıyık altından gülerler oğlum. İşte hepimiz öyle olmalıyız. Onların kalblerine kimse dokunamaz.

Sadef kırılabilir fakat içindeki inciye bir şey olmaz.

İslâm için ölümün görünüşü ölüm, iç yüzü diriliktir. Ölümün içi de ölüm olsa bırakalım câmiyi çıkalım dışarı.

Bize sual yok bir şey yok ne yapalım. ……..

Yağmurun yağmadığını gördüğünüz dakîkada, hani yağmur duâsına çıkıyorsunuz hadistir bu.

Bilin ki o mıntıkanın halkı zekâtını vermemiştir. Onun için zekâtı eskiden sopayla alırdılar, deynekle. Vereceksin senin yüzünden ben kıtlık çekemem.

Lût Kavminin başına gelenleri bilmiyor musun. Nûh’un tûfanı nedir?

Mûsâ Firavun’a ne yaptı?

Ad Kavmi ne oldu?

Görülmüş bir şeyi görülmemiş sananlar meydanda olanları da göremezler.

Efendim felanca namaz kılmıyor, bahsetme oğlum anlamazlar onlar. Hiç yorma kendini.

Onların meydanda olanları göremezler onlar Âyet-i kerîme öyle diyor…

Dr.M.Derman(k.s)

Vaaz alıntı…

Bir Cevap Yazın